YÜKSEL AYTUĞ

19 Ağustos 2011, Cuma

Bunun neresi haber?

Derdim var... İsyanım var... Zaten şehitlerin acısı yüreğimde kor olmuşken, yaramı mıncıklayıp iyice kanatmaya ne hakkınız var?
Bu soruyu televizyonların haber merkezi sorumlularına soruyorum. Bir babanın, oğlunun şehit düştüğü haberini aldığı anı bana niye gösteriyorsunuz? Evladını yitiren babanın, haberi getiren komutanın omuzunda sarsıla sarsıla ağladığı o kahredici görüntüyü neden getirip de burnuma dayıyorsunuz?
Bunun neresi haber? Bunun neresinde 'kamu yararı' var?
Peki ya bu görüntüyü yayınlamak için o aileden izin aldınız mı? Biri çıkıp da, "Benim hayatımın en mahrem olması gereken anını milyonlarla paylaşmak için kimden izin aldınız?" diye sorsa, ne cevap vereceksiniz?
Aynı acı olay sizin başınıza gelse; hayatın, acımasız hançerini böğrünüze soktuğu o 'cinayet anını' haber bülteninizde yayınlatır mıydınız?
Ne olur biraz empati... Ne olur azıcık vicdan...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.