YÜKSEL AYTUĞ
Gelin canlar bir olalım
Ve yine unutmayın ki, Afrika'da her 6 dakikada bir çocuk açlıktan ölüyor. Yani bir hayat kurtarmak için 7 dakika bile beklemeye tahammül yok. Davranın...
Şimdi bu sütunlardan bir 'ilk çağrı' daha yapacağım. Umarım sesim bu kez de yankı bulur.
Güneydoğu'da şehit sayımız giderek artıyor. Bunda araç, gereç, silah ve teçhizat yetersizliğinin de payı olduğunu düşünüyorum. Şimdi her askerimize bir çelik yelek, bir gece görüş dürbünü, araziye çıkan her mangaya bir jammer (uzaktan kumandalı mayınların patlatılmasını önleyen sinyal bozucu) lazım.
Arazide görev yapan tüm motorize araçların mayına dayanıklı zırha sahip olması gerekiyor. Bu da para demek. Benim vicdanımın muhasebe defterine, bir Mehmetçiğin bile canına denk gelecek meblağ sığmaz. Bir canın, parayla ifadesi olmaz. Öyleyse?..
Anladınız... 'Mehmetçikler Ölmesin' kampanyası için geciktik bile... Tüm televizyonlar, evet ne kadar televizyon kanalı varsa hepsi birden o gece ortak yayına geçmeli. Sanatçısından, siyasetçisine, sporcusundan iş adamına, bu toplumun sevgi ve saygısını kazanmış kim varsa, o gece ekranlarda olmalı. Sadece 'gönlümüzden kopanla' değil, 'tüm varlığımızla' bu parayı denkleştirmeliyiz.
Tüm karakollarımızı 'kale gibi sağlam' mı yapmamız lazım? Yapmalıyız. Keşif için daha fazla mı insansız hava aracı lazım? Almalıyız.
Evet, ben de biliyorum tek sorunun 'para' olmadığını... Ama orada Mehmetler ölürken, burada eli kolu bağlı durmaktan cinnet getirenler olduğunu da biliyorum. Böyle bir gece en azından düdüklü tenceredeki basıncın dışarı çıkmasını sağlayacak bir sübap olmaz mı? "Ben de yitip giden Mehmetçikler için sonunda bir şey yaptım işte" demek, insanımızın kor yüreğini azıcık soğutmaz mı?
Haydi... Daha ne bekliyoruz?
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.