YÜKSEL AYTUĞ
Ne olur dayanın...
DÜNYA KÜLTÜR MİRASI
"Neşet Ertaş... Bozlakların efendisi... Ustaların ustası... Türk Halk Müziği'nin yaşayan efsanesi... Bağlamanın virtüözü... Anadolu'nun her dağda, ovada, yaylada yankılanan gerçek sesi... Sadece bizim için mi? Değil. Elin oğlu bizden önce fark etmiş değerini. Türkiye'de ilk kez bir sanatçı, UNESCO'nun 'korunacak kültür değerleri' listesine alınmış. Sanatçı mertebesini çoktan aşmış, 'dünyanın kültür mirası' olmuş.
Ve Erol Günaydın... Geçen yıl Antalya'da beni görmüş uzaktan... "Haber verin, Yüksel'le konuşmak istiyorum" demiş. Tekerlekli sandalyesinin yanına çöküp dizlerine yaslanmıştım, uzun süre görmediğim babamla hasret giderir gibi. Uzun uzun sohbet etmiştik televizyon dünyasından. Ufkumu açmıştı...
Koca bir dizi sezonunda onu yatalak hasta rolüyle izlemiştik Hırsız-Polis dizisinde, hatırlıyor musunuz? Gerçek bir sanatçının, 'oynamak' için ele, kola, sese ihtiyacı olmadığının dersini vermişti hepimize. Sadece gözleriyle oynamıştı. Hem de ne oynamak... Bence bu rolü fazla uzatmamalı usta...
Neşet Ertaş... Erol Günaydın... İkisi de bir an önce dikilmeliler ayağa... Öyle ihtiyacımız var ki onlara.
YENİSİNİ YAZAMADIM
Saat 10'a 10 kala acı haberin alt yazısı düştü ekrana... Neşet Ertaş'ı kaybetmiştik. Yeni yazı yazacak dermanı bulamadım kendimde... Eskisinin sağını, solunu çekiştirip düzelttim.
Neşet Ertaş'a Allah'tan rahmet, Erol Günaydın'a sağlık ve esenlik diliyorum...
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.