YÜKSEL AYTUĞ

03 Kasım 2013, Pazar

Futbolu öldürdük

Ve nihayet futbolu, futbol heyecanını elbirliği ile öldürdük. Bu hafta, aralarında dört büyüklerin de bulunduğu pek çok takım, yarı yarıya boş tribünlere oynadı. Görece küçük takımlar ise yayın gelirleri olmasa, düşük tribün hasılatları yüzünden neredeyse kapılarına kilit vurma tehlikesi ile karşı karşıya kalacak.
Aylardır yazdım, yazıyorum; 'Bize ayak oyunu değil, ayakla oynanan oyun lazım' diye... Ama ne yazık ki şiddet, şike ve siyaset; futbolu 'keyifli bir oyun' olmaktan çıkardı. İnsanlar futboldan soğudu.
Sözde 'fubolun' tartışıldığı programlara bakın. Önce yasak savmak için haftanın maçlarındaki pozisyon ve taktikleri şöyle bir tartışır gibi yapıyorlar; ondan sonra gelsin kulüp içi entrikalar, şike davaları, yönetici atışmaları, gizli dosyalar, şiddet, terör, dehşet...
Artık seyirci olarak bir futbol programı izleyebilmek için sadece futbolla ilgili olmak yetmiyor.
Hukuki terimleri bileceksiniz. Ceza Usul ve Muhakemeleri Kanunu'ndan haberdar olacaksınız.
CAS ne demek bileceksiniz. Bütçe, kredi, temlik, borsa, spekülasyon, borçlanma stratejisi vs. gibi ekonomik terimlerin karşılığı ezberinizde olacak. Bir de hangi kulüpte hangi futbolcu ve yöneticiler hangi cephede, kim kimin kuyusunu kazıyor, kim kimin arkasında duruyor, kimin ağası, dayısı kimden daha güçlü; hepsini yalayıp yutacaksınız.
Medya araştırma kuruluşlarından Interpress'in geçen hafta yaptığı bir araştırmadan haberdar oldum.
Araştırmada 'Kişilik haklarını ihlal, iftira ve hakaret' kriterleri açısından izleyiciden kötü not alan spor-tartışma programlarının yazılı basında çıkan haberlerinde de azalma olduğu belirlenmiş. 2 binden fazla gazete ve dergide; ekranda yayınlanan 20'yi aşkın kanaldaki spor-tartışma programı hakkında, 2012 yılı Ağustos-Ekim döneminde toplam bini aşkın haber yayınlanırken, 2013 yılının aynı döneminde ise bu sayının 600'lerde kaldığı tespit edilmiş.
Yani işin Türkçe'si şu: Spor programları gözden düşmüş!
Görünen o ki; Türk futbolunu hep birlikte musalla taşına koymayı başarmışız.
Geriye bir tek 'Nasıl bilirdiniz?' diye sormak kaldı...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.