YÜKSEL AYTUĞ

25 Mayıs 2018, Cuma

Ekranın kesin galibi Erdoğan

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Liderlerin seçim yarışı sırasındaki ekran performanslarının son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Zira televizyon, tablet ve cep telefonları yüzünden pek çok seçimimizi 'sadece bakarak' yapan insanlar haline geldik. Halkın bu görsel seçiciliği eğer liderler ve kurmayları tarafından özenli, planlı ve programlı olarak kullanılırsa, seçim sonuçlarına çok önemli etkisi olacağı düşüncesindeyim.
İşte bu nedenle cumhurbaşkanlığı adaylarının katıldığı programları, 'yıllardır televizyon dünyasını yakından takip eden, izleyicinin beğeni ve alışkanlıklarından haberdar olan' bir gazeteci olarak titizlikle izliyor, inceliyor, irdeliyorum.
Bunu yaparken de kendimi her türlü siyasi ideolojiden soyutluyor, politikanın değil, tamamen televizyonun gerçeklerini kendime rehber ediniyorum.
Çarşamba gecesi iki lider ekran tartısındaydı. Önce Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nu FOX'taki 3.5 saatlik canlı yayında izledim. Ritmi, heyecanı, cazibesi ekran standartlarının çok altındaydı. İmaj olarak da iddiasız, vasat bir çizgi tutturmuştu.
Yapılanları eleştirme konusundaki istek ve enerjisini ne yazık ki 'Peki siz ne yapacaksınız, nasıl çözeceksiniz?' sorularında gösteremedi.
Kendisine yakıştırılan 'Bilge Başkan' sıfatını hangi yönüyle hak ettiğini 3.5 saat boyunca düşünüp durdum ama bulamadım.
Sonunda Temel Karamollağlu'nu cumhurbaşkanlığı forsunun yanına değil de, iftar saatinde hoş sohbetinden faydalanabileceğim bir ruhani ekran portresi yerine oturttum.
Ardından TRT 1'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın soruları yanıtladığı 'Cumhurbaşkanlığı Özel' programını takip etmeye koyuldum.
Dikkatim bir an bile dağılmadı, gözümü kulağımı ekrandan alamadım. Bir gazeteci olarak neredeyse her cümlesinden bir manşet çıkarttım.
Etkileyici hitabet eğer bir sanat ise Erdoğan bu işin virtüözü olmalı. Her şeyden önce 'hakimiyeti' var. Hangi stüdyoya girerse girsin önce o programın dümenini eline alıyor. (Ee, ona boşuna 'Reis' demiyorlar) İnsanların çoğunluğu da zaten bu 'yönetme yeteneğinden' etkileniyor.
Eğer televizyon performansları ve hitabet yetenekleri tek belirleyici etken olsaydı, seçim yapılmasına gerek kalmaz, Erdoğan girdiği her yarışı kazanırdı.
Nitekim, öyle de olmuyor mu zaten...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.