YÜKSEL AYTUĞ

26 Nisan 2019, Cuma

Sarı-lacivert isyanımdır

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Bir Fenerbahçeli olarak bu kadar utandığım bir başka sezon daha hatırlamıyorum.
Takımımın düşme hattına yakın yerlerde konumlanması değil beni üzen, futbolcuların vurdumduymazlıkları.
Yok, bu tanımlama içimden taşanları tam ifade etmiyor.
'Futbolcuların ruhsuzlukları' demek daha doğru olacak.
Geçen pazar bir Alanyaspor maçı izledim ki, ekran başında utançtan yerin dibine girdim.
Eğer Alanyaspor forveti biraz becerikli olsa, kaleci Harun gününde olmasa, Fenerbahçe'nin sahadan yarım düzine farkla mağlup ayrılması işten bile değildi.
(Üşenmeyip maçı kayıttan tekrar izledim.
Girilen tüm önemli pozisyonlar gol olsa, Fenerbahçe sahadan 8-1 mağlup ayrılacak) Fenerbahçe şu anda açık ara ligin en kötü futbol oynayan takımı. Hatta düşme adayı tüm takımlardan çok daha kötü bir futbol sergilediği de muhakkak.
Tamam, olabilir. Ama beni asıl isyan ettiren, sahadaki bu 'ezikliğe' hiçbir futbolcunun tepki vermemesi. Alanyaspor farka gidiyor, bizimkilerde 'çıt' yok. İçlerinde "Yahu bizim üstümüzde Fenerbahçe forması var.
Savaşalım, hakkını verelim" diyen tek bir futbolcu çıkmıyor. Yani şu yaşımda o formayı giyip sahaya çıksam, tekmeye kafa uzatır, ciğerlerim patlayana kadar koşarım.
Ama ne yazık ki takım bile diyemeyeceğim o güruh çoktan ruhunu yitirmiş. Ceplerinde milyon dolarlar, altlarında en lüks otomobiller, ellerinde villalarının anahtarlarıyla sefa sürüp duruyorlar. Bu durumun sorumlusu ne başkan, ne teknik direktör, ne de diğer yöneticiler.
Çünkü sahada Fenerbahçe'nin renkleri adına mücadele etmeyi kimse öğretemez.
Zaten öğretmeye de gerek yoktur.
Bunun için ruh ve yürek yeter.
İşte sahaya çıkanlarda bu ikisi yok maalesef.
Ben yönetimin yerinde olsam, son dört haftaya PAF takımındaki gençler ile çıkarım. Ligden düşersem de düşerim ama 'onurumu' kurtarırım hiç olmazsa...
Bakın ruhsuz futbolcu güruhu, size son bir çift sözüm var:
Bütün bir hafta boyunca kan ter içinde çalışıp ustasından azar işiten, hatta tokat yiyen tamirci çırağı, haftalığını gidip maç biletine yatırıyor, hiç olmazsa takımı onun yüzünü güldürsün diye... O çocuğun ahını alan, iflah olmaz; bilesiniz...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.