YÜKSEL AYTUĞ
FETÖ dizilere nasıl musallat oldu?
Kurtlar Vadisi dizisi ile FETÖ arasında ilişki bulunduğu iddiası, hukuki açıdan sorgulanmaya başlanmışken bu aşamada gözler
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nda görevli Savcı Can Tuncay'ın 11 Nisan 2017'de, FETÖ'nün medya ayağıyla ilgili hazırladığı iddianameyi yeniden gündeme taşıdı.
Bugünün Adalet Bakan Yardımcısı olan Can Tuncay, bakın o iddianamede nelere değinmiş:
"Terör örgütü lideri Gülen, gazete ve televizyon yayınlarının politikasından, ziyarete gelen iş adamlarına verilecek hediyeye, ölen iş adamına taziye mesajı yayınlamadan, Afrika'da seçilen ve göreve gelen devlet başkanına gönderilecek kutlama mesajına, bankanın kurtarılması için örgüte yapılacak çağrıya, işledikleri suçtan tutuklanan polislere cesaret vermeden, ülkenin siyasi tercihlerine, seçimde oyların hangi partiye hangi şartlarda verileceğinden, televizyon film senaryosuna kadar örgütün her alanına hakimdir ve fiilen yönetmektedir. Örgüt ondan emir almadan hareket etmemektedir. Sağlık problemlerine ve yaşı ilerlemiş olmasına rağmen, kendisine bağlı gazetelerin yayın politikasından, TV'de yayınlanan bir dizinin senaryosuna, ziyaret edilecek bir iş adamına verilecek hediyeden, Afrika'daki bir devlet görevlisine gönderilecek kutlama mesajına kadar kendisinden talimat alınan bir lider konumundadır. Çeşitli internet sitelerinde yer alan ses kayıtlarından da bu durum açıkça anlaşılmaktadır."
Ne dersiniz? Durum giderek daha "kuşkulu" bir hale mi geliyor, yoksa her şey biraz daha mı netleşiyor?
İşte bundan korkuyordum
Geçen hafta çarşamba akşamı elimde kumanda aletiyle ana haber bültenleri arasında geziniyordum. Gazze'ye İsrail tarafından yapılan son saldırıda bir bina çökmüş, 5 çocuk hayatını kaybetmişti. Önce Show TV sonra da Kanal D Ana Haber bülteninde bu gelişme 5-10 saniyelik görüntülerin oluşturduğu "Dünyadan Kısa Haber Turu" kuşağında yer aldı.
İşte Gazze konusunda en korktuğum buydu: Alışma, kanıksama, sıradanlaştırma, önemsizleştirme... Gazze'deki soykırımın ve bebek katliamının, boya yaparken merdivenden düşen sakar boyacı ile aynı haber paketinin içinde yer almasından daha büyük bir gaflet olabilir mi?
Yazık ki ne yazık!..
Düğüne Atatürk getirmek (!)
Bursa'da bir adam türedi. Üniforma giyip, kendini Atatürk'e benzeterek, düğünlere katılıyor. Bunun için de saatine 30 bin lira alıyor.
Şu cürete, şu fütursuzluğa bakar mısınız? Her şeyden önce yetkisi olmayanın askeri üniforma giymesi resmen suçtur. Kaldı ki, bu ülkede Atatürk'ü Koruma Kanunu diye bir şey de var.
Atatürk sevgisi üzerinden maddi menfaat sağlayan bu sahtekarı geçtim, düğününde münasebetsizce Atatürk şovu yaptıranların zihinsel ve ruhsal durumunu merak ediyorum daha çok. 30 bin lira bayılıp, konu komşuya fotoğraf göstererek, "Bak, Atatürk bizim oğlana çeyrek taktı" demek, nasıl bir akıl ziyanlığıdır?
Yok mu geleni de, getirteni de derdest edecek bir kolluk kuvveti?
Gaf'let kürsüsü
Mimara göre dördüncü basamakta sana bir güç geliyor ve tekerlekli sandalyeden kalkıp yürümeye başlıyorsun. :)
Zap'tiye
Lütfen profilini kilitleyenler bana arkadaşlık isteği göndermesin. Ben çilingir değilim.
Ne demiş?
"Babama özel hastanede diyetisyene gideceğimi söyledim. 'Seni büyüteceğiz diye o kadar para harcadım, şimdi küçülteceğiz diye harcayamam. Git kendin yap diyetini' dedi." (Sanal medyadan)
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.