YÜKSEL AYTUĞ
Lütfen okullara şu dersleri koyalım
Kızım her gün aynı soruyu sormaya başladı: "Baba bizim okula da saldırırlar mı? Ben korkmuyorum ama arkadaşlarım çok endişeli..." Durum vahim. Biz kaliteli eğitimin peşinde koşarken, okullarda "can güvenliği" öncelik olmamalıydı.
Peki nasıl oldu da çocuklarımız, gençlerimiz bu kadar öfkeli ve saldırgan hale geldi?
Tüm sorumluluğu dizilere, filmlere, sanal medyaya ve dijital oyunlara bırakıp bir köşeye çekilmekle bu işin altından kalkamayacağımız artık gün gibi ortada. Sadece bir nesli değil, nesilleri kaybetme tehlikesi şimdilerde bir olasılık değil, gerçeğin ta kendisi.
Herkes üzerine düşeni yapmak zorunda. Veliler, öğrenciler, kolluk kuvvetleri, akademisyenler, sosyologlar, psikologlar, medya ve en çok da eğitim sistemine yön verenler.
Belki de işe müfredattan başlamalıyız. Matematik, Türkçe, Fen Bilgisi tamam da, çocuklarımıza asıl verilmesi gereken dersler aşağıdakiler olmalı:
Vicdan Muhasebesi, Dürüst Olma ve Yalandan Kaçınma Rehberi, Empati Yapma Becerisi, Hayvanlara ve Doğaya Saygı, Özdenetim, Adalet Duygusunu Geliştirme, Bağımlılıklara Karşı Direnç Gösterme, Dijital Medya Okur-Yazarlığı, Sorumluluk Alma Bilinci, İnsan Haklarına, Demokrasiye ve Cumhuriyet Değerlerine Bağlılık.
Ne diyorsunuz? Sistemi en baştan kurmaya var mısınız?
Tuhaf bir hissiyat
Girne'deki deniz kazası üzerine çok kafa yoruyorum. Batmadan önce duyulan büyük çatırtı ve mürettebatın "Gemi patladı, kaçın" uyarısı aklıma tuhaf düşünceler getiriyor.
Su altı ve üstü insansız saldırı araçları teknolojisi (İDA) çok gelişti. Rusya - Ukrayna savaşı sırasında bunlardan bazılarının kıyılarımıza vurduğuna çok kez şahit olduk. Herkesin malumu olduğu üzere Doğu Akdeniz'de İsrail - Yunanistan - Güney Kıbrıs Rum Kesimi arasında kurulan şer ittifakı, Türkiye'ye gözdağı vermek için fırsat kolluyor. İsrail'in, burnumuzun dibindeki bir Suriye üssünü vurması da bunun açık bir göstergesiydi. Deniz koruma alanlarımızı genişletme kararımızla iyice panikleyen şer ittifakı, gözü dönmüş bir şekilde denizdeki bir yolcu gemimizi hedef almış olabilir mi acaba? Olayın 30 Ağustos Zafer Bayramı'nda gerçekleşmesi ise fazlaca manidar.
Gemi enkazına robot denizaltı indirilip, görüntüsü tespit edilmesine rağmen bu videoların medya ile paylaşılmamış olması da şüphelerimi arttırıyor.
Dedim ya, benimki sadece bir hissiyat. İçimde tutmak istemedim.
@ işareti nereden geliyor?
Öğrenmenin ne yaşı ne de yeri vardır. Ben de ilginç bilgiyi Ayhan Sicimoğlu'nun BeIN İz TV'de hazırlayıp sunduğu Limonata programından öğrendim. Meğer bizim internet sayesinde tanıdığımız @ işareti, yüzyıllar öncesinden geliyormuş.
Sicimoğlu bu kez bizlere İtalya'daki bir daktilo müzesini gezdiriyordu. Haber yazmaya daktilo ile başlayan son gazeteci neslinin üyesi olarak dikkatle izleyip, nostaljik bir serüvene koyuldum. Bir de ne göreyim? 1800'lerden kalma bir daktilonun üzerinde bizim şu @ işareti... Benim gibi Ayhan Sicimoğlu da irkildi tabii.
Meğer bu işaret; şarap ve zeytinyağı gibi sıvıların amfora denilen toprak testilere konularak gemilerle taşındığı yıllardan beri kullanılıyormuş ve amforanın sembolüymüş. Yani o dönem bir liman kayıt defterinde "440 @" işaretini gördüğünüzde, 440 testi zeytinyağının ithal edildiğini anlıyormuşsunuz.
Boşuna dememişler "Çok okuyan değil, çok gezen bilir" diye... Gez Sicimoğlu, hem gez, hem de ekran karşısındaki bizleri gezdir.
Şeref kürsüsü
Tuvaletini sokağa değil çöp kutusuna yapan bu kedi umarım bazılarına örnek olur.
Zap'tiye
Eskiden 1 ABD Başkanı, 4 Türk Başbakanını eskitirdi. Erdoğan geldi, 4 ABD'li, 2 Alman, 3 İngiliz, 2 Fransız gitti...
Ne demiş?
"Kendi hatalarınıza gülmek hayatınızı uzatabilir." (Shakespeare) "Karılarınızın hatalarına gülmek hayatınızı kısaltabilir." (Shakespeare'in karısı)
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.