YÜKSEL AYTUĞ
Belediyeler hizmet değil siyaset üretirse...
İstanbullu sizlere hizmet alabilmek için oy verdi. Peki siz ne yaptınız? Belediyelerin makam koltuğuna daha kaidenizi dokundurmadan neredeyse tüm tecrübeli, iş bilen kadroları tasfiye edip, yerine dağdaki teröristleri yerleştirdiniz. "Bu araçlar israf" deyip tüm belediye araçlarını Yenikapı'da sergiye çıkardınız. Sonra üç katı bedelle yüzlerce araç ve ekipman kiraladınız. İstanbul'un çözümlenmesi gereken onca sorunu varken, belediyenin tüm imkanlarıyla cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası yürüttünüz. Ekrem İmamoğlu ya tatilde, ya Ankara'da kulis peşinde, ya da otellerin bantlanmış güvenlik kameralarının arkasında kirli pazarlıklar içindeydi.
Belediyeleri halka hizmet aracı değil, "yağmalanacak keriz malı" bildiniz. Yaptığınız tek inşaat, para destelerinden kuleydi.
Tüm meteoroloji uzmanları ta 10 gün öncesinden "Felaket geliyor" diye bas bas bağırırken kulağınızın üstüne yattınız. İstanbul'da yağmur yağınca nereleri su basacağını artık ilkokul çocukları dahi biliyor. Alibeyköy, Ayazağa, Kağıthane, Beykoz... Önünüzde 10 gün varken dere yataklarını, mazgalları temizlemek, motopompları bu bölgelerde hazır etmek hiç aklınıza gelmedi mi?
Elinizde pek çok ülkenin gayri safi milli hasılasına denk bir bütçe ve 100 bine yakın personel var. Yani sefere çıksanız, Viyana'yı kuşatırsınız. Ama siz ne yapıyorsunuz? Sadece siyaset ve yağma...
Hayatını, sağlığını, evini, işini, eşyasını, malını yitiren her vatandaşın vebali boynunuzadır.
Gerçek hizmetkar budur
Üsküdar Belediye Başkanvekili Dündar Ziya Gültekin, Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekilliği seçimi için Ankara'ya giderken Düzce'de meydana gelen zincirleme kazada hayatını kaybetti. Gültekin'in kazadan saatler önce sağanağın etkili olduğu Üsküdar'da çalışmaları bizzat takip ettiği ve vatandaşlarla sohbet ettiği görüntüler, pek çok bürokrata örnek teşkil edecek bir "belge" olarak arşivlerdeki yerini aldı.
Merhum Gültekin, yağmurun etkili olduğu Üsküdar'da evleri tek tek dolaşıp, selden etkilenenlerle konuşmuştu. Sel mağduru bir ev hanımına "Tüm ekiplerimiz görev başında. Birazdan burada olacaklar. Sizi ve ailenizi otelde ağırlayalım. Siz şimdi gidip dinlenin, biz de evinizi temizleyelim" demişti. Kadıncağız da dolan gözleriyle "Buraya gelip bizi dinlemeniz bile bizim için yeterli" diye cevap vermişti.
Aslında vatandaşın yerel yönetimlerden tek bir dileği var: İnsan yerine konulmak...
Dündar Ziya Gültekin'e Allah'tan rahmet, ailesi ve yakınlarına sabır diliyorum.
Güney Kore ve biz...
Güney Kore'de sadece yağmur yağdığında ortaya çıkan bu desenler insanların hem gözünü hem de ruhunu okşuyor.
Muson Projesi adı verilen bu teknik, özellikle Muson yağmurlarının günlerce sürdüğü kasvetli havalarda insanların moralini yükseltmeyi amaçlıyor. Sokaklara uygulanan özel boyalar kuruyken tamamen şeffaf ve fark edilmez durumda.
Ancak suyla temas ettiğinde yüzeyin renk değiştirmesini ve bu sayede desenlerin net bir şekilde belirmesini sağlıyor. Çizilen figürler arasında genellikle Kore kültüründe nehirleri ve yağmuru simgeleyen renkli balıklar, su birikintilerinde yüzen kaplumbağalar ve canlandırıcı doğa motifi çiçekler yer alıyor. Bu nedenle Koreliler yağmurun yağmasını dört gözle bekliyor. Bizim sokakların halini ise son yağmurda gördünüz. Acaba yollardaki balçığı temizlemek yerine üzerine çiçek diksek aynı görüntüye kavuşur muyuz?
Zap'tiye
Başımıza geleni en iyi anlatan fotoğraf.
Ne demiş?
Hatay'da gelin arabasının arkasına yazılanlar herkesi güldürdü. "Elleme iyi oldu. :) Bundan sonra no piyasa, yes pırasa."
Gaf kürsüsü
Başakşehir'de yeni açılan bir kafenin tanıtımına, karşısındaki kız yurdunun fotoğrafını da ekleyip "5 bin kız karşıda" diye reklam yaptılar.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.