YÜKSEL AYTUĞ
Dünya Türkiye’ye şapka çıkarıyor
Bugün Cumhuriyet Bayramı... Gönlümüzce, doya doya, coşa coşa kutlayalım. Çünkü bunu hak ettik.
Türkiye uluslararası alanda yükseliyor, yüceliyor, gelişiyor, büyüyor, pırıl pırıl parlıyor.
ABD ve Rusya'nın önde gelen basın kuruluşları geçen hafta boyunca Türkiye'den övgü dolu sözlerle bahsettiler. Sebebi; Türkiye'nin 13 şehrini yerle bir eden asrın felaketinin üzerinden üç yıl bile geçmeden tüm yaraları sarıp, kentleri eskisinden daha güzel ve daha güvenli bir şekilde ayağa dikmesiydi. Saatte üç konut inşa ettik. İşte bunu ağızları açık izlediler ve sonunda şapka çıkarttılar.
Türkiye artık dünyanın arabuluculuk platformu haline geldi. Zirve üstüne zirve düzenliyor, dünyanın neresinde problem varsa, uzlaşmaya, anlaşmaya önayak oluyoruz. Doğu ile Batı'nın, İslam ile Hıristiyanlığın buluşup, konuşup, anlaşabildiği tek köprü olduk. Terörü hayatımızdan çıkartıp, bölgenin huzur vahası olarak öne çıktık. Sadece kendi ülkemize değil, komşularımız Suriye ve Irak'a da barış getirdik. Ama aynı zamanda milli savunma sanayimizle hayranlık uyandırıp, kimsenin yan bakamayacağı bir ülke haline geldik. Seneye ilk uçak gemimizi suya indireceğiz. Dünyanın şaşkın bakışları arasında 10 yılda 10 milyon savaş dronu yapmak için düğmeye bastık. Yaptığımız ikili, üçlü ittifaklarla Yunanistan ve İsrail'in oyununu bozduk.
Söyleyin, "Yurtta sulh cihanda sulh" diyen Mustafa Kemal Atatürk'e bundan daha iyi lâyık olunabilir mi? Bize emanet ettiği Cumhuriyet, bundan daha fazla yüceltilebilir mi?
Şimdi kutlama zamanıdır. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!
"Allah rahmet eylesin" diyemeyenlere rehber (!)
Taziyede bulunurken "Allah rahmet eylesin" diyemeyip (!), sürekli ışıktan, kozmostan filan söz eden seküler tayfa için yeni mesajlar türettim. Belki işlerine yarar:
"Kuzey ışıkları, aurasını sarıp sarmalasın..."
"Kozmik transferinde çakraları hep açık olsun."
"Her bir zerresi uzayı aydınlatan yıldızlara dönüşsün."
"Işıklarda uyusun. Enerjisi, toprağın altında spot ışığına dönüşüp, mezarını gece maçı gibi aydınlatsın."
"Kozmos'un ölümlü düzleminden ayrılıp boyutsuzluk evrenine ulaştığı şu günde devri daim olsun."
"Karması, karmakarışık olmasın!.."
Latife bir yana, herkes kendi inancına göre taziye cümlesi kurmakta serbest tabii ki. Ateist olan da deizmin peşine takılan da ölen bir yakını için üzüntü duyup bunu kendince ifade edebilir. Benim takıldığım nokta, sırf Allah'ın adını ağzına alacağı için muhafazakar görünmekten korkan ve bu nedenle kelimelere dört takla attıranların düştüğü gülünç durum.
Korkmayın, "Allah rahmet eylesin" demek -haşa- ağzınızı yakmaz!
Söyleyin, değer miydi?
İstifa etmiş, tüm moral motivasyonunu yitirmiş bir teknik direktörü "zorla" takımın başında tutmak da nedir Allah aşkına? Sırf "Kimse beni bırakamaz, gerekirse ben kovarım" demek için Fenerbahçe belki de şampiyonluktan oldu... Bunun bedelini Fenerbahçe taraftarına kim, nasıl ödeyecek, doğrusu çok merak ediyorum.
Bu arada tesislerdeki veda görüşmesinin ardından hem Aziz Yıldırım, hem de İsmail Kartal ayrı ayrı trafik kazası geçirmiş. İkisine de çok geçmiş olsun. Sadece bu bile kulübün içinde bulunduğu gergin durumu anlatmaya yetiyor.
Allah bu camiaya daha büyük kaza, bela vermesin.
Gaf kürsüsü
Değerli dostum Muharrem Akduman soruyor: Gelinim Mutfakta programında Almeda, "Yeşil reçeteli ilaç kullanıyorum, 100 ayrı evde yaşadım" diyor. Bu kötü örnek neden yayınlanıyor?"
Ne demiş?
Atletico Madrid'de oyuncuyken yan hakeme krampon fırlatan Arda Turan'a soruldu: "Bir oyuncunuz böyle bir şey yapsa nasıl tepki verirdiniz?" Arda: "Sadece 'Onu vurmadığından emin ol' derdim."
Zap'tiye
Yunanistan'dan büyük savunma hamlesi. Yunan Hava Kuvvetleri. Rafalle uçaklarının kokpitine erişim sağlayan merdivenin yerlisini üretti. :)
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.