ŞENGÜL BALIKSIRTI

27 Mart 2009, Cuma

Önce nefret ettim sonra her şey hissizleşti

Aysun Kayacı olayının geldiği boyutlar ilginç. Artık bundan sonrası baba-kız arasındaki hukuki süreç. Yani bizi pek ilgilendirmiyor. Olay duygusal boyutunu çoktan aştı, bir savaşa dönüştü zaten. Dolayısıyla da tipik 'magazin' kavgası haline geldi. Ama bu konu, pek çok kişinin yüreğindeki benzer yaraları yeniden kanatmış. Yani bırakıp giden babalarıyla hesaplaşma yaşayan o kadar çok insan var ki. Herkesin hikayesi farklı. Onları da; babasız büyüyen çocukları da anlamak gerek. İşte o mektuplardan biri: "Günlerdir içim sızlıyor hem izlediklerimden, hem okuduklarımdan. Aysun Kayacı'nın sessiz çığlıklarını kimse duymuyor. Günlerdir soruyorum anneme: 'Anne, babam çok hastalansa, zor durumda kalsa bize de böyle şeyler söyleyecekler, eleştirecekler değil mi?" İçim acıyor, kızıyorum insanlara haksız eleştirileri yüzünden. Herkes nedene değil sonuca bakıyor şimdi. Ne yazık ki ben de Aysun gibiyim, onun gibi acılıyım yıllardır. O sadece ekranda ve o yüzden daha şanssız. Ben de küçük bir şehirde yaşıyorum babamın omzuma yüklediği acılarla. Babam birlikte olduğu insanla beni arkadaş etmiş ve beraber daha kolay vakit geçirebilmek için beni kullanmıştı. Tabii duyar duymaz perişan oldum ve dört yıldır görmüyorum babamı. İnandığım, güvendiğim her şeyi yerle bir etmişti. Açlığa, sevgisizliğe mahkum etmişti yıllarca bizi ve annemi ama bir kez şikayet etmemiştik. İş ihanet boyutuna gelince önce nefret ettim babamdan, sonra her şey hissizleşti. Ben ailemin sorumluluğunu aldım, okulumu bıraktım, çalışmaya başladım. Ama insanlar bunu görmedi. "O senin baban" dediler, "Onu sevmek zorundasın" dediler. "Babasını reddetmiş, konuşmuyormuş. Aaa, öyle olur mu? O babası, ne yapsa da babası" dediler. Bu cümleler parçalıyordu yüreğimi. Ben ister miydim babamın yüreğimde ölmesini? Hiçbir evlat ailesinin parçalanmasını istemez. Ama insanlar ailemi ayakta tuttuğum için bana saygı duymaları gerekirken işin sonucuna baktılar. Şimdi Aysun'a da aynı şeyi yapıyorlar." İşte böyle...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.