BÜLENT CANKURT
Kıskançlık değil kötülük! İddialar iftira çıktı
Yaklaşık bir ay sonra ikinci bebeğini kucağına almaya hazırlanan Nazlı Sabancı'nın, ikinci üniversite diplomasını aldığını yazmıştım önceki gün. Bu kez İstanbul'da özel bir üniversitenin psikoloji bölümünden mezun olan Nazlı Sabancı'nın Londra'da da hukuk eğitimini tamamladığını eklemiştim. Yazımın ardından, sosyeteden birçok isimden, Nazlı Hanım'ın Londra'daki üniversiteden mezun olmadığına, okulu yarım bıraktığına dair mesajlar aldım.
Bir de sosyal medyada da bunun gibi paylaşımları görünce doğrusunu ilk ağızdan öğrenmek için Nazlı Hanım'ı aradım. Bu iddiaları şaşkınlıkla karşılayan Nazlı Hanım, -yayınlamamam ricasıyla- 2017 yılında Westminster Üniversitesi'nden mezun olduğunu gösteren diplomasını gönderdi. Anlayacağınız Nazlı Sabancı ile ilgili bu iddialar, sosyeteden onu çekemeyenlerin uydurduğu bir yalandan ibaretmiş. Kıskançlığı anlarım da yalan dolanla bir insanı karalamayı anlayamam. Bu artık kötülüğe giriyor; pes!!!
Nazlı Sabancı, Westminster Üniversitesi'nden aldığı hukuk diplomasını bana gönderdi ama diplomasının sosyal medyada dolaşmasını istemediği için yayınlamamamı rica etti, o yüzden yayınlayamıyorum ama belge bende.
BİR DERİ BİR KEMİK KALMIŞ!
İbrahim Kutluay ile yaklaşık 14 yıl önce başlayan ilişkilerinde kaç kez ayrılıp barıştıklarını kendilerinin bile unuttuğu Edwina Sponza'nın anoreksiya (yeme bozukluğu) olduğunu herkes diline dolamıştı! Sekiz ay önce İbrahim Kutluay ile ayrılan, mayısta Etiler'de kendi adını taşıyan bir güzellik merkezi açan Sponza'yı geçen hafta gören bir arkadaşım, Sponza'nın bir lokma yemeği zor yediğini, bir deri bir kemik kaldığını söylemiş, inanmamıştım. Ancak Çeşme Alaçatı'da çekilmiş bu fotoğrafını görünce ben de aynısını düşünmeye başladım. Edwina Sponza'nın bu fotoğrafı, söylenenlerin ispatı niteliğinde.
DİNAMO ZAGREB'E TÜRK SPONSOR
Türk şirketleri, Avrupa'da en üst liglerde yer alan futbol kulüplerine sponsorluklarıyla da adlarından söz ettiriyor. Baran Süzer'in başında olduğu Hırvatistan merkezli Türk bankası, ülkenin en ünlü takımı Dinamo Zagreb'in sponsoru oldu. Sponsorluk anlaşması, önceki gün Baran Süzer ve kulüp yöneticilerin katıldığı bir törenle imzalandı. Türklerin şirketlerinin ismini, dünyanın takip ettiği takımların formalarında görmek gurur verici.
BUNLARI ÇOK DUYDUK!
Bu yılın başında estetik müdahalelerle kendini baştan yaratan Aslı Gümüşel'in, kaş şekillendirme işlemi yaptırdığı videosuna denk geldim önceki gün. Aslı Hanım, işlemi yapan kişiyi överken, bir taraftan da, "Beni görenler botoks mu yaptırdın, diye soruyor. Görüyorsunuz işte botoks değil, başarılı bir kaş şekillendirme" diyor! Fakat bu eski bir klişe, bunları çok duyduk Aslı Hanım! Bundan yıllar önce açık yüreklilikle botoks yaptırdığını söyleyemeyenler aslında bu yola başvururdu. Tamam, kaş şekillendirmesi başarılı olabilir ama Aslı Hanım'ın yüzünde de botoksun alası var!!!
YENİ MESLEĞİ ESKİSİNİN ÖNÜNE GEÇTİ
Başarılı iç mimar ve tasarımcı Derin Sarıyer, 2013 yılında 41 yaşındayken müziğe merak sarmış; 'Herkes Bir Şey Biliyor' ve devamındaki çok sayıda çalışmayla birlikte 20'den fazla single (tekli) çıkarmıştı. Müzik kariyerinin başında yılda bir kez single çıkaran Sarıyer, önceki gün bu yılın üçüncü single'ını dinleyicileriyle buluşturdu. 'Abartılan Şeyler Listesi' adını verdiği yeni single'ı, tüm dijital platformlarda yayınlanmaya başladı. Sanırım Derin Bey, artık tasarımcılıktan çok şarkıcılığa ağırlık veriyor.
RENK CÜMBÜŞÜ
Her zaman şık görmeye alışkın olduğumuz Burcu Esmersoy, bu kez şaşırttı! Katıldığı bir etkinlikte, atmosferin ruhunu stiline yansıtmak istemiş. Festival ruhuna uyum sağlayan cesur renkler ve desenler Esmersoy'un enerjisini yansıtsa da, görünümde fazlaca renk cümbüşü var! Çiçek desenli tulum, beline bağladığı desenli eşarbı, renkli gözlük ve yine payetli çanta birbirleriyle yarışınca güçlü bir odak noktası oluşmuyor. Tek bir parçanın azalması ya da farklı seçilmesi bu yorucu hissi azaltabilirdi. Bir diğer dikkat çeken detay ise yere kadar uzanan paçalar; boyu olduğundan kısa ve özensiz göstermiş, görünümün şıklığını gölgelemiş!
Metalik dokular, bu sezon plaj stiline, alışılmış ışıltılı tavrından sıyrılarak daha rafine bir yorumla dahil oldu. Göz alıcı parlaklık yerine güneş ışığını zarifçe yakalayan dokumalar, mayo ve trikoların yüzeyinde doğal bir ışıltı oluşturuyor.
Çocukluk yazlarının ikonik jelly sandaletleri, bu sezon dönüşüm geçirerek yine trend haline geldi. Özellikle topuklu yorumları, plaj stilini gün batımı davetlerine taşıyan en güçlü parçalardan biri.
Dantel ve nakış tasarımlar, yazın çok yönlü parçaları arasında. Mayo üzerinde şık bir plaj görünümü sunarken, doğru aksesuarlarla günlük stillere de adapte olabiliyor.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.