FUNDA KARAYEL
Füsun Demirel
Çok etkileyici bir film. Çok hazin, trajik ve gerçek bir hikayeyi beyazperdeye taşıyor. Biz de filmi çekerken yoğun duygularla çektik; umarız seyirciye geçer.
KEŞKE GÜNLÜK TUTSAYDIM
Her sabah kalktığımızda 'Geceyi nasıl geçirdi bu ülke?' diye endişeleniyoruz; dolayısıyla insanların başına her şey gelebilir, göreceğiz.
Sektörde 31'inci yılım doluyor; keşke günlük tutsaydım o setlerde diyorum çünkü unutuyorum. 'Züğürt Ağa' hiç unutamadığım bir settir. 'Ah Belinda', 'Asiye Nasıl Kurtulur?' da aynı şekilde. 'Uçurtmayı Vurmasınlar' inanılmaz bir tecrübeydi benim için. 1991 yılında 'Mem u Zin' filmini Mardin, Nusaybin taraflarında çekmiştik. O set, kitap olabilecek bir setti. Çünkü 1991 yılında Türkiye çok gergin bir dönemdeydi. Ve biz o zamanlar Kürt destanını çekmeye çalışıyorduk. Çok ağır bir setti açıkçası.
Bilge Olgaç ile 1989 yılında 'Gömlek' filmini çekmek için Diyarbakır'a gittik. Bismil'de çekeceğiz filmi. Kostüm lazımdı ve prodüksiyon kostüm bulamadı. Prodüksiyon Lice'ye giremiyor çünkü Lice'ye giriş yasaktı. "Ben giderim" dedim ve bir taksi tutum, Bismil'den Lice'ye gittim. Bana tarif ettiler, ben dükkana girdim. Jandarma da girdi arkamdan. Başka bir yere yönlendirdiler, Kürt bir ailenin evine gittim. Ben Kürtçe bilmiyorum, onlar da Türkçe bilmiyorlar. Kıyafetleri işaret ettim, Kürt anası üzerindeki kıyafetleri çıkartıp bana verdi. Orada oturup saatlerce ağlamıştım bu nasıl bir şey diye. Bunu ilk defa size anlatıyorum bu arada.
Kesinlikle Atıf Yılmaz filmleri. Bence aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni kendisi. Atıf Ağabey'le beraber inanılmaz işler yaptık. Çok keyifle çalışılıyor onunla; ben vazgeçilmez oyuncularından biriyim onun. Atıf Ağabey sanat filmi-gişe filmi dengesini çok güzel ayarlıyordu.
Türk sinemasında şu anda çok film yapılıyor. 80'lerin başında biz salon bulamıyorduk, yaptığımız işler ortada kalıyordu; şimdi çok salon var, çok film çekiliyor ama bana sorarsanız pek çoğu ihtiyacım olmasa rol almak istemeyeceğim filmler.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.