İDİL DEMİREL
Lüks markalar tüketiciyle spor ve sağlıkta bağ kuruyor
Özellikle pandemi dönemi sonrası dünyayı saran ekonomik gelişmeler ve farklı coğrafyalarda yaşanan çatışmalar lüks sektörünü etkiledi desek aslına bakarsanız yalan söylemiş oluruz. Dünya genelinde belirli bir gelir durumunun üstünde bulunan kesimin maddi olarak daha da güçlenmesi sadece lüks sektöründen olan beklentilerinin daha da artmasına neden oldu. Aynı şekilde lüks dünyası da müşterileriyle ve potansiyel müşterileriyle daha 'doyurucu' bağlar kurmaları gerektiğinin daha da bilincine vardı. Artık müşterinin yaşamıyla daha çok kesişim noktası kurgulayabilen markalar daha büyük cirolara ulaşıyor. Yani bir lüks giyim markası aynı anda sanata, müzelere, spora yatırım yapması gerektiğinin, bir yandan gastronomik noktalara geliştirmesinin farkında.
Lüks tüketicisi sevdiği markasının son koleksiyonundan bir ürün almakla yetinmek istemiyor artık. O markadan evi için dekorasyon malzemesi ya da kozmetik ürünü satın alması da eskisi gibi kendisini tatmin etmiyor. O markanın etiketini ve bakışını sergileyen bir çikolata da satın almak istiyor, gittiği operadaki sanatçıların o marka tarafından giydirilmesini de görmek istiyor, yaptığı spora dair tüm kıyafetleri oradan almakla kalmayıp sevdiği markanın o spora dair yatırım yapmasını hatta bir merkezle özel bir kesişim noktasına sahip olmasını da talep ediyor. Yetti mi? Tabii ki hayır.
WELLNES ÖN PLANDA
Paraya sahip olan kesimin beklentilerinin ucu bucağı yok. Müzede markaya dair koleksiyonları görmek, yazın tatile gittiği otelin havuz başının o marka tarafından dekore edilmiş olmasını da istiyor. Yani markanın tam olarak hayatına entegre olmasını, bütünleşmeyi talep ediyor. Peki son dönemde lüks markaların kendilerini daha da çok geliştirmeye çalıştığı alan nedir sizce? Çok uzatmadan hemen söyleyeyim: Wellnes sektörü. İngilizce 'well-being' (iyi olma) ve 'fitness' (zindelik) kelimelerinin birleşimiyle oluşan ve hayatın her alanında kaliteyi ve iyi olma halini temsil eden bu kavram lüks markalarının yeni savaş alanı olmuş durumda.
Bu süre boyunca potansiyel müşterileriyle bağlantısını güçlendirmek ve topluluk ruhunu aşılayabilmek için yaşamak için özel bir deneyim hazırladı.
Bu özel çalışma kapsamında konuklar Valentino logolu kortlarda padel oynadı. Hatta markanın ismiyle düzenlenen turnuvaya da katıldı.
MİLYAR DOLARLIK PAZAR
Kabul edelim bugün müşteri sadakatini yaratan şey çoğu zaman ürünün kendisi değil; o ürünün çevresinde kurulan 'hayat duygusu'. Bir başka deyişle, markalar artık bir şey satmaktan çok, bir yere ait olma hissi yaratmaya çalışıyor. Tüketicilerin çok büyük bir bölümü, bir markayla duygusal bağ kurmalarında fiyatın ya da ürünün kendisinden çok, benzer düşüncedeki insanlarla aynı topluluğun parçası olmanın etkili olduğunu söylüyor. Küresel Sağlık ve Esenlik Ekonomisi 2022'de 5,6 trilyon dolara ulaştığına göre lüks markaların bu sektöre adım atmaması da kaçınılmazdı. Önümüzdeki beş yıl için yıllık yüzde 8,6'lık bir büyüme öngörülen bu sektörün önemli oyuncuları arasına artık lüks moda markaları da yer alıyor.
LÜKS SPOR GİYİM DÜNYASI BU KONUDA İDDİALI
ZENDAYA SPOR KOLEKSİYONUNA İMZA ATTI
STİL VE PERFORMANS BULUŞUYOR
İsviçre merkezli spor giyim markası On, Zendaya ile birlikte geliştirdiği ilk ayakkabı ve hazır giyim koleksiyonunu tanıtıyor. Koleksiyon, performans odaklı yaklaşımı günlük stil ile bir araya getirirken; modern siluetler, nötr renkler ve zengin dokular üzerinden güçlü bir ifade kuruyor.
Zendaya'nın moda vizyonu, On'un teknik tasarım gücüyle birleşerek, işlevsellik ile estetiği buluşturuyor. Proje, Oscar ödüllü yönetmen Spike Jonze imzalı Shape of Dreams adlı kampanya filmiyle izleyiciye ulaşıyor ve yaratıcı süreci merkeze alan bir anlatım sunuyor.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.