İDİL DEMİREL

11 Ekim 2026, Pazar

Lüks dünyasında el işi ve zanaat yapay zekaya karşı

Chanel'in kreatif direktörü Matthieu Blazy'nin 2027 ilkbahar-yaz defilesinde hepimiz işlemeli ceketlere, metal boncuklarla süslenen püsküllere ve kuş motifli nakışlara hayran kaldık. Tüm bunlar tabii ki el işiydi. Ancak defilenin dekoru da el işçiliğinin ürünüydü. Ünlü Fransız sahne tasarımcısı Richard Peduzzi, Grand Palais'nin tavanına asılan 95 dev kuşu tasarladı. Ahşap iskeletlerin üzeri yarı saydam kağıtla kaplandı, altlarına su yüzeyini andıran parlak bir zemin hazırlandı. Chanel birkaç ay önce de haute couture koleksiyonunun tanıtımı için illüstratör Karlotta Freier ile çalışmıştı. Elle çizilen ve hareketlendirilen kısa filmde genç Gabrielle Chanel, Paris'teki 31 Rue Cambon adresinde gizemli bir tohum ekiyor; ardından tarihi daireyi tuhaf bitkiler ve çiçekler sarıyordu. Marka, bu masalsı dünyayı bilgisayarda üretilmiş görüntüler yerine bir sanatçının çizgileriyle anlatmayı seçmişti.

Dior kreatif direktörü Jonathan Anderson, markanın 2027 ilkbahar-yaz koleksiyonu için tamamen el işiyle organze, şifon ve ipekten yapılmış çiçek yaprakları tasarladı. Ama Dior'un el işçiliği konusundaki esas şaşırtıcı hamlesi podyum dışında gerçekleşti. Marka, Miss Dior parfümünün hikayesini anlatmak için Remembers stüdyosuyla çalıştı.

Bu Fransız stüdyosunun özelliğiyse çizimlerden hareketli filmler hazırlaması. Marka için hazırlanan filmin arka planlarını çizen Louise Seynhaeve 1980'lerden kalma, bugün çok az kullanılan bir Japon guaj boyama tekniğini kullandı.
Bu yöntem o kadar çok zaman alıyor ki Fransa'da bunu uygulayan başka bir sanatçı bulmak neredeyse imkansız. Filmde bir arı, izleyiciyi Christian Dior'un güllerinden Paris sokaklarına taşıyor. Dior'un seçimi, yapay zekayla hazırlanmış kusursuz bir görüntü yerine nadir bir boyama ustalığı oldu.

Nadège Vanhée'nin 3 Ekim'de sunduğu Hermès koleksiyonunun konusu havaydı. Defiledeki en ilginç ayrıntılardan biri, ince deri şeritlerin file kumaşın üzerine işlenmesiydi. Normalde ağırlığı ve dayanıklılığıyla tanınan deri, neredeyse dantel gibi hafif bir yüzeye dönüştürüldü. İpek eteklerdeki fermuarlar ise kumaşın açılıp kapanmasını, yelpaze gibi hareket etmesini sağlıyordu.

Bottega Veneta'nın kreatif direktörü Louise Trotter'ın Milano'daki defilesinde konukları alışılmadık koltuklar bekliyordu. Defile için sanatçı Illya Goldman Gubin, 535 karton kutuyu ezerek tabureye dönüştürdü. Ardından her birini cam elyafı ve reçineyle sertleştirdi. Kutuların üzerindeki ezikler ve kırışıklıklar özellikle korundu. Sanatçının çıkış noktası da markanın ünlü deri örme tekniğiydi. Her taburenin üzerinde ayrıca markanın atölyelerinde elle hazırlanmış bir deri çiçek vardı. Laleler, şakayıklar ve zambaklar defile sonunda konukların oldu.

Jack McCollough ve Lazaro Hernandez'in 2027 ilkbahar-yaz Loewe koleksiyonunda zanaat ön plandaydı. Cam boncuklardan örülmüş elbiseler, kabartmalı çiçek desenleri ve inceltilmiş deri yüzeyler podyuma çıktı. Marka bu parçalar için tekstil sanatçısı Cécile Feilchenfeldt ile çalıştı. Böylece Loewe'nin deri ustalığı, çağdaş bir tekstil sanatçısının deneysel çalışmasıyla buluştu.

Gabriela Hearst, 2027 ilkbahar-yaz koleksiyonunda Afgan kadınlarının tarihinden ve bölgenin geleneksel el sanatlarından ilham aldı. Açılış görünümündeki küçük ayna işlemeleri ise Hindistan kökenli shisha tekniğine dayanıyordu. Toplam bin 239 küçük aynanın 278'i cekete, 260'ı üste, 277'si pantolona, 424'ü paltoya yerleştirildi. Aynalar, kumaşa işlenerek ışığı hareket halinde yansıtan bir yüzey oluşturdu.

Glenn Martens'in 29 Eylül'de sunduğu Maison Margiela koleksiyonunda metal bir yelek, ezilip yeniden biçimlendirilmiş 20 sofra eşyasından oluşuyordu. Altı tabak, beş fincan, dört sosluk, iki çaydanlık, iki küllük ve bir kaşık, giyilebilir bir parçaya dönüştürülmüştü.

Daniel Lee'nin 21 Eylül'de Londra Moda Haftası'nda sunduğu 2027 ilkbahar-yaz koleksiyonunda, 85 yaşındaki İngiliz tekstil tasarımcısı Celia Birtwell'in çizimleri dikkat çekti. 1960'lı ve 70'li yılların çiçek desenleriyle tanınan Birtwell, Burberry'nin klasik ekosesini çiçekler, çizgiler ve gülen yüzlerle yeniden yorumladı. Koleksiyonun 29 numaralı görünümündeki pamuk ve naylon karışımı cekete, metal ipliklerle hazırlanan tam 700 gülen yüz biçimli pul elle işlendi. Ceketin tamamlanması için iki bin 310 saatlik el işçiliği gerekti. Bu, günde sekiz saatlik çalışmayla yaklaşık 289 iş gününe denk geliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.