İLKER GEZİCİ
Kendimi tam bir kültür elçisi gibi hissediyorum
Atv dizisi Kuruluş Orhan'da boy gösteren Faslı oyuncu Mahassine Merabet, yaklaşık 6 yıldır Türkiye'de yaşıyor. Eğitim amacıyla Fas'tan İstanbul'a gelerek yüksek lisans yapan Merabet, 2022'den beri televizyon ekranlarında izleyici karşısına çıkıyor. Türkiye ile Fas arasında kendisini kültür elçisi gibi gören Merabet'le, Türkiye'de geçirdiği bayramlarla çocukluğunun Fas bayramları arasındaki benzerlikleri konuştuk. Ksar el-Kebir'deki çocukluk anılarından Türkiye'de hissettiği samimiyete kadar uzanan sohbetimizde Merabet; bayram sofralarını, nane çayı ritüellerini, geleneksel kıyafetleri ve iki kültür arasında kurduğu gönül köprüsünü anlattı.
Sizin de bayramınız mübarek olsun. Benim için bayram birlik ve aidiyet hissi demek. Günlük hayatın temposunda bazen herkes kendi koşturmasının içinde oluyor ama bayram geldiğinde hepimiz aile olmayı, aynı sofrada buluşmayı, birlikte olmayı yeniden hatırlıyoruz.
DUYGULAR ORTAK
Kesinlikle var. Sabah çok erken başlar. Erkekler bayram namazına gider, sonra herkes evde buluşur. Kahvaltılar hazırlanır. Bizde de bayram sabahı ailece aynı sofrada olmak çok önemlidir. Gün boyunca ev sürekli kalabalık olur; biri gelir biri gider, akrabalar bayramlaşmak için toplanır. O sıcaklık aslında Türkiye'ye çok benziyor.
SAYGI KÜLTÜRÜ GÜÇLÜ
Aslında bahsettiğim gibi Türkiye ile çok benzer taraflarımız var. Bizde de büyüklerin eli öpülür, çocuklara harçlık verilir. Çocukken bizim için bayramın en heyecanlı kısmı buydu tabii. Yeni kıyafetlerimizi giyip aile büyüklerini ziyaret ederdik. O geleneksel saygı kültürü Fas'ta da çok güçlüdür.
BİZDE ÖNCE TATLI HAZIRLANIR
Kesinlikle benziyor çünkü Fas mutfağında da tatlı ve hamur işi kültürü çok güçlü. Bayram öncesi ailece tatlı hazırlanır bizde. Özellikle babaannemin evinde yengelerim, halamlarla beraber tatlı yaptığımız günleri hiç unutmuyorum. Bizim tatlarımızın çoğu bademlidir, en klasiklerinden biri Kaab el Ghzal'dır. Nane çayı eşliğinde o tatlıları yemek benim için tam bir çocukluk anısı.
Bizde nane çayı gerçekten sadece bir içecek değil, başlı başına bir ritüel. Özellikle bayramlarda herkes toplandığında mutlaka hazırlanır. Tatlılarla birlikte uzun uzun içilir, sohbet edilir. Türkiye'deki sürekli demlenen bayram çayı nasıl sohbetin bahanesiyse, Fas'ta da nane çayı aynı sıcaklığı taşıyor diyebilirim.
BURADA İNSANLAR SAMİMİ
Hâlâ çok yaygın. Özellikle bayramlarda insanlar geleneksel kıyafet giymeyi seviyor. Kaftanlar, Jellabalar çok özel bir yere sahip. Ben de o kültürü çok seviyorum çünkü insanı hem şık hem de ait hissettiriyor. Ama tabii modern bayram kombinleri tercih eden gençler de çok fazla. Yani gelenekle modernlik bir arada ilerliyor diyebilirim.
Türkiye'ye ilk geldiğim dönemlerde beni en çok etkileyen şey insanların sahiplenici sıcaklığı oldu. Özellikle bayramlarda insan kendini yalnız hissetmiyor. Aileniz uzakta olsa bile bir sofraya davet edilmek, o samimiyeti görmek çok güzel bir his.
BAYRAM SOFRASINDA KALABALIK OLMAYI SEVİYORUZ
Bayramlarda ailemizle, yakınlarımızla ve sevdiklerimizle bir araya geliriz. Birlikte hazırlıklar yaparız. Bu bayramda yine toplandık. Sabah birlikte kahvaltı masasında buluştuk. Bahçemizde birlikte hazırlık yapıp ardından mangal yaptık. Ailece kalabalık sofralarda buluşmayı çok severiz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.