MERVE YURTYAPAN
Hayatın içinden sıcacık bir hikaye anlatıyoruz
Usta oyuncu Ayda Aksel, Atv ekranlarında ilgiyle izlenen Kardelenler dizisinde izleyiciyle buluşuyor. Dokunaklı hikayesiyle izleyiciyi kısa sürede etkisi altına alan dizide Hicran karakterini oynayan Ayda Aksel, tam bir Türk annesi rolünde... "Kesinlikle tam bir Türk kadını Hicran. Fedakar, ailesine düşkün, bağışlayıcı, merhametli... Çocuklarının ve torunlarının iyiliği için yapamayacağı şey yok bence" diyen ünlü oyuncuyla bir araya geldik. Aksel ile diziyi, rolünü, hayatını ve ailenin önemini konuştuk.
Mutlaka bulmuşlardır. 'Kardelenler' hayatın içinden sıcacık bir hikayeyi anlatıyor. Ailenin başına gelenler öznel gibi görünse de, aslında bir çoğumuzun başına gelebilir. İlginç bir haber de aldık. Diziyi izleyip oğlunun borcu için evini satmaktan vazgeçen birini duyduk örneğin.
HİCRAN TAM TÜRK ANNESİ
Hikayenin samimiyeti, karakterlerin gerçekliği beni çok etkiledi. Çok bizden bir hikaye geldi. Senaryoları bir çırpıda okudum. Akıcı ve etkileyici bir hikaye... Sıklıkla karşılaştığımız durumları gördüm.
Ne olursa olsun çocuklarından vazgeçmeyi göze alamayan bir anne Hicran. Bu anlamda bence gerçek bir Türk annesi. Hayatı boyunca çocuklarını korumak, kollamak üzere yaşamını belirliyor. Kızsa da, üzülse de, haksızlığa uğrasa da çocuklarından asla vazgeçmeyecek bir anne Hicran. Bu anlamda bizden biri, bizim gibi, annelerimiz gibi...
Elbette düşünüyorum. Oyunculuğun bir parçası bu. Oynadığınız karakterin yaşadıkları benim başıma gelseydi ne yapardım diye düşünüyor insan ister istemez... Ben niyet iyi olduğunda benzer davranabilirdim ama Hicran kadar yumuşak olur muydum bilemem. (Gülüyor)
Kesinlikle tam bir Türk kadını Hicran. Fedakar, ailesine düşkün, bağışlayıcı, merhametli... Çocuklarının ve torunlarının iyiliği için yapamayacağı şey yok bence...
YAŞADIKLARI ÇOK ZOR
Kırılıyor tabii ki, kırılmamak mümkün mü? Ama galiba anneliğin kaderinde bu var. Gözünüz gibi baktığınız çocuklarınız -belki de nazı en çok ona geçtiği için- bir sıkıntı yaşadığında hemen annelerin kalbini kırıyor... Hicranın da tüm bu yaşananlardan kalbi kırılıyor tabii ki ama çabuk toparlanıyor.
Hicranın yaşadıkları çok zor, oğlunun ve gelininin vefatıyla başlayıp, ardı ardına yaşanan bir sürü üzücü olayla karşılaşıyor. O çaresizlik çok üzdü.
Kardelenlerin hikayesi hayatın içinden yaşayan bir hikaye... Evet sıklıkla bana ve tüm ekibe; gerek yüz yüze, gerekse de sosyal medya üzerinden ailesindeki benzerlikleri anlatanlar oluyor.
Okula girip oyunculuğun nasıl bir okyanus olduğunu öğrenmeye başladığımda, mesleğimi tanımaya başladığımda beni gerçek anlamda büyüledi. Oyunculuk yapmayı çok seviyorum. Yıllar sonra bugün geriye dönüp baktığımda başka bir iş yapmak istemezdim.
AİLEM BENİM HER ŞEYİM
Aile benim her şeyim. Yuvam. En huzurlu olduğum ortam.
Elbette çocuklarım.
Çocuklarıyla genel anlamda kurduğu ilişki açısından benzeşiyoruz. İtiraf etmeliyim ki ben de Hicran kadar koruyucu ve kollayıcı bir anneyim.
İÇTENLİKLE BAŞLAYAN HİKAYE İZ BIRAKIYOR
Senaryo bu anlamda belirleyici oluyor genellikle. Sevdiğim, beğendiğim, ben oynamamış olsam da izleyeceğim projelerin içinde yer almaya çalışıyorum. Ardından kurulan ekip nasıl bir yolda ilerleyeceğimizi gösteriyor. Bir dizinin seyirci ile buluştuğunda nasıl bir tepki alacağını öngörmek zor ama ben içtenlikle samimiyetle yapılan işlerin seyircide de bir iz bıraktığını düşünüyorum.
Şans demesek bile kısmet kavramına çok inanıyorum ben. Tesadüf gibi görünen anlar sizin bütün yolunuzu çizebiliyor.
GENÇLERLE ÇALIŞMAK BENİ HEYECANLANDIRIYOR
Gençlerle çalışmak beni hep heyecanlandırmıştır. Burada da öyle oluyor. Onların kendilerine her gün yeni bir şey katarak ilerlemeleri beni çok mutlu ediyor. Bizim işimiz kolektif bir iş, herkesin kendi tecrübesi ve kendi heyecanı ile ortaya koyduğu şey hepimizi geliştiriyor.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.