ÖMER KARAHAN
Evde kararları Ceren verir ben de onaylarım
Atv dizisi 'İçimizdeki Ateş'te avukat rolünde izlediğimiz Ceren Benderlioğlu ile kendisi gibi oyuncu olan eşi Emir Benderlioğlu ve kızları Nur ile bayram sabahı kahvaltısında bir araya geldik. Çift aile hayatları ve kariyerleri hakkında samimi açıklamalar yaptı.
CEREN BENDERLİOĞLU: Projenin başından sonuna yapımcısından senaristine kadar birçok detay ilgimi çektiği için içinde olmak istedim. 'Tülin'in yaşadığı acılar ve gerçeklik bana çok tanıdık ve içten geldiği için kabul ettim.
İŞİMİZİ EVE TAŞIMIYORUZ
C.B.: Dizide gençlere öncelikle adalet ile ilgili prensiplerden, hiçbir zaman, hiçbir koşulda karakterlerinden ödün vermemeleri gerektiği anlatılıyor.
C.B.: Evde anne-baba olarak o kadar büyük sorumluluklarımız var ki, çok büyük bir problem olmadıkça evde iş konuşmamayı tercih ediyoruz.
EMİR BENDERLİOĞLU: Bence dünya üzerindeki hiçbir aile, iş ile ilgili problemleri evde bulandırmamalı...
C.B.: Hayır. E.B.: Bugüne kadar olmadı.
ÇOK DOĞAL BİR İNSAN
C.B.: Sadece işimiz ile ilgili konularda göz önünde olmayı seçtiğimiz ve işimiz ile aile kavramını karıştırmamaya özen gösterdiğimiz için süreci yönetmemiz daha kolay oluyor.
E.B.: Ceren, işinde ne kadar başarılı bir oyuncu olsa da özel hayatında son derece doğal bir insandır. Bana göre bizim yaptığımız işin bir getirisi olan şöhreti, özel hayatımıza yansıtmadığımız ve özümüzü kaybetmediğimiz sürece herhangi bir problem olası değil.
C.B.: Otorite Emir'dedir.
E.B.: Evet, otorite her zaman bendedir. Yani Ceren'in verdiği bütün kararları onaylama otoritesi...
BİRLİKTE ÇOK EĞLENEN BİR AİLEYİZ
C.B.: Ebeveyn olarak kendisinin seçeceği ve mutlu olacağı hangi meslek grubu ise, bizi en çok o mutlu eder.
E.B.: Birlikte çok eğlenen bir aileyizdir.
C.B.: Emir sorumluluk sahibi, akılcı ve mantıklı olduğu için çocuğumuzun büyüme sürecinde, belki de benim anne duygusallığıyla verebileceğim mantıksız kararlar için bir süzgeç görevi görmüştür.
BEN GAMER DEĞİLİM, OYUNLA STRES ATAN BİRİYİM
C.B.: Küçük yaşlardan beri kendimi spor ile disipline etmiş ve sakinleştirmiş bir insan olarak, spor her zaman hayatımın büyük bir parçası oldu, olmaya da devam edecek.
E.B.: Video oyunlarının olimpiyat oyunları bünyesine geçmesinin an meselesi olduğu bir dönemde bana gamer demeyelim, çünkü Türkiye'de özellikle genç nesilde dünya çapında gamer'lar var. Ben daha çok teknoloji tutkunu ve küçük yaşlardan beri video oyunları oynayarak stres atan bir kişiyim.
BAYRAMLAR ÇOCUKLUĞUMUZU HATIRLATIYOR
C.B.: Bayram bana çocukluğumu hatırlatıyor.
E.B.: Bana da...
C.B.: Tabii ki bizlerin de küçükken yaptığı gibi büyüklerimizi ziyaret etmeyi ona da aşılıyoruz.
E.B.: Ayrıca çekirdek aile olarak da bütünleşmeyi ve güzel vakit geçirmeyi bayramlarda önemsiyoruz. Kızımız da el öpüp büyüklerinden harçlık toplamaya bayılıyor tabii ki.
SOFRALAR UNUTULMAZ
C.B.: Bayram harçlıklarımla aldığım kız kaçıranları sokakta patlatmak sanırım benim için en keyifli bayram anılarından birisidir.
E.B.: Büyükbabamın evinde kurulan bayram sofralarını ve o sofraların keyifli atmosferini hiçbir zaman unutamam.
AVUKAT OLAMAZDIM, ÇOK SERTLİK İSTEYEN BİR İŞ
C.B.: Ben kesinlikle avukat olamazdım. Bazı koşullarda çok fazla katılık gerektiren bir meslek. Ayrıca kendimi oyunculuk mesleğinden başka bir meslekte göremiyorum.
C.B.: Mücadeleciyimdir ama adaletin olmadığı ortamlarda bir şekilde bulunmamayı tercih ediyorum.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.