AYŞE ÖZYILMAZEL

12 Haziran 2005, Pazar

Bana inanmayın inanılacak bir iş yapmıyorum

İri yarı vücudunun üstünde, çocuksu bir yüz ve yemyeşil gözleri var. Çok tatlı... Peki gerçekten komik mi? Bebek Kahve'de geçirdiğimiz üç saate dayanarak söyleyebilirim ki, valla komik! Tam tabiriyle fırlamanın önde gideni, bir yandan da nasılsa pek efendi. Hani annenizin en çok seveceği arkadaşınız modeli. Bir de tavlada karizmamı çizdirmeseydi... Samimi, romantik, tartışmasız çok zeki, centilmen, babalarımızın "Devamlı televizyon izleme çocum aptal olacaksın" tezini çürüten, yükselişi önlenemez, ha bir de iddia ettiğine göre duygusal insan Şahan Gökbakar...

* Şahan çıkarsa n'olur? İşte görüyoruz yavaş yavaş. Biraz çıktım, biraz daha çıkmam lazım değil mi?

* Nereye kadar? Bilmiyorum ben mutlu olduğum sürece, yaptığım iş kendimi tatmin ettiği sürece gideceğim. Beni bayağı mutlu ediyor. Çünkü mevcut televizyon anlayışı içinde benim programımın farklı bir yeri olduğunu düşünüyorum. Programın içindekiler beni de güldürüyor. Sadece program yapmış olmak için değil, eğlenmek için de yapıyorum.

* Hayattan ne bekliyorsun? Benim babam çok erken yaşta vefat etti. Bence hayattan beklentiye girmek saçma sapan şeylerle sonuçlanabiliyor. O yüzden anı yaşamayı tercih ederim.

TELEVİZYONUN BANA ZARARI YOK

* Başarının bitme korkusu var mı sende?
Bitmek nedir ki? Doğduğunda annenden başka kimse seninle ilgilenmiyordu. O yüzden annen hayatta oldukça bitemezsin bence. Beni insanlar ekranda görmek istedikleri sürece ben eğlenirim. Hayatımda temel aldığım tek şey annem ve kardeşim, gerisi şov dünyası...

* Annene çok mu bağlısın? Bağlıyım da, ana kuzusu derecesinde değil. Beni annem hiç mıncıklamadı, hep konuşarak sevmiştir.

* Bu kadar başarılı olacağına inanıyor muydun? Tabii ki. Ömrümün çoğunu düşünmekle geçirdim. Ölüm, hayat, arkadaşlarım, annemin davranışları hakkında hep düşünürdüm. Annem çalışıyordu, biz okuldan dönüp iki çocuk evde televizyon izlerdik.

* Televizyonu nasıl izlersin? İnanmayarak izlerim, o yüzden bana zararı olmuyor. Televizyondaki futbol yorumuna bile inanmıyorum. Zaten televizyon inanılacak bir mecra değil. Bana da inanmayın, inanılacak bir iş yapmıyorum. Kadın programlarındaki acıların, dertlerin bir anlamı yok. Televizyonda paylaşıyorsun bunun neresi inandırıcı.

* Senin favori TV kanalın, TV insanın? Memleketim TV... Hatta oraya 'İstanbul' olarak yorum yapmak istiyorum... Haşmet Babaoğlu, Hıncal Uluç ve Fuat Akdağ'ın 'Doksan Dakika'daki yorumlarını seviyorum. Orada bayağı malzeme var da programıma taşımıyorum...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.