MEVLÜT TEZEL

19 Eylül 2026, Cumartesi

Aldatan kişi eşine virüs bulaştırırsa…

İstanbul'da yaşayan F.F. isimli kadın ile B.A., 31 yıl önce evlendi. Çift, 2025'te anlaşmalı olarak boşandı.
İddiaya göre, F.F., boşandıktan dört ay sonra rutin sağlık kontrolleri sırasında rahim ağzı kanserine yol açma riski en yüksek olan HPV-18 virüsü kaptığını öğrendi.
Acil ameliyata alınan F.F.'nin rahim ağzındaki lezyonlar temizlendi.
Tek eşli bir yaşam sürdüğünü ileri süren F.F., bu virüsü eski eşi B.A.'nın bulaştırdığını iddia ederek 'kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama' iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.
F.F.'nin avukatı mahkemeye sunduğu dilekçede otel kayıtlarında B.A.'nın evliyken çok sayıda farklı kadınla otellerde konakladığının ispatlandığını… B.A.'nın virüsü eşine bulaştırarak onun cerrahi operasyon geçirmesine ve kanser riskiyle baş başa kalmasına neden olduğunu ileri sürdü ve B.A.'dan 2 milyon 500 bin lira manevi tazminat talep etti.

B.A. ise eski eşiyle iki yıldır ayrı olduklarını ve cinsel olarak bir araya gelmelerinin mümkün olmadığını iddia etti.
Ayrıca B.A. yaptırdığı tetkiklerde kendisinde herhangi bir HPV-18 virüsüne rastlanmadığını ileri sürdü.
Tam filmlere konu olacak bir olay.
Kimin doğruyu söylediği mahkemede belli olacak.
Bu olay aslında HPV-18 virüsünden daha da tehlikeli olan HIV vakalarını da gündeme getirmeli.
Türkiye'deki toplam HIV vakalarının yaklaşık yüzde 18-19'unu kadınlar oluşturmakta.
Tabii tam tersi de olabilir; kadın da erkeği aldatıp HIV virüsü bulaştırabilir.
Ancak yapılan epidemiyolojik çalışmalarda, Türkiye'de HIV pozitif tanısı alan ev kadınlarının çok büyük bir kısmının virüsü tek eşli yaşadıkları kocalarından kaptığı ortaya çıktı.
Kadın vakaların çok önemli bir bölümü, hamilelik kontrollerinde ya da eşlerinin rahatsızlanıp tanı almasıyla öğreniliyor.
Biyolojik olarak HIV'in cinsel yolla bulaşma ihtimali, erkekten kadına geçişte, kadından erkeğe geçişe göre yaklaşık iki kat daha fazla!
Bir evlilikte en büyük trajedi aldatan kişinin eşine virüs bulaştırmasıyla ortaya çıkması olsa gerek!
Daha kötü senaryo ise; eşlerden birinin virüs kaptığını saklayıp, eşine bulaştırması!
Kadın ya da erkek fark etmiyor.
Eşlerden birinin HIV durumunu saklayarak diğerine virüsü bulaştırması, Türkiye yargısında ağır suç teşkil ediyor.
Son yıllarda HIV pozitif olduğunu eşinden saklayan kişiler hakkında "eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs" suçlamasıyla 20 yıla kadar hapis istemiyle davalar açıldı!
Bu tür vakalarda en ağır ceza ABD'de verildi.
Idaho eyaletinde yaşayan Trevis Smith, HIV pozitif olduğunu bilmesine rağmen durumunu partnerlerinden ve eşinden sakladı.
Korunmasız ilişkiye girerek virüsü bulaştırdı.
Ve mahkeme, eylemi kasten ağır yaralama ve hayatı tehlikeye atma kapsamında değerlendirdi. Smith, doğrudan müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

***


VİDEO OYUNLARI…
Çoğu ebeveyn çocuklarını video oyunlarından uzak tutmaya çalışırken, Elon Musk, video oyunlarının zekâyı geliştirdiğini savundu: "Ya video oyunu oynarsınız ya da aptal kalırsınız." Sizce 948 milyar dolar servetiyle dünyanın en zengin insanı doğruyu mu söylüyor?
PLOS ONE ve Scientific Reports gibi prestijli akademik dergilerde yayımlanan araştırmalara göre düzenli video oyunu oynayan kişilerin görsel çalışma belleği, zihinsel esneklik, problem çözme, odaklanma ve çoklu görev testlerinde oynamayanlara kıyasla daha yüksek performans gösterdiği tespit edildi.

Nörobilimsel incelemeler, aksiyon ve strateji oyunlarının beynin karar verme ve stratejik planlamadan sorumlu olan bölgelerinde nöroplastisiteyi (beynin kendini yeniden yapılandırma yeteneğini) tetiklediğini gösteriyor.
Ayrıca düzenli bilgisayar oyunu oynayan bireylerin ilerleyen yaşlarda demans (bunama) riskinin yüzde 10 ila yüzde 19 oranında daha düşük olduğu gözlemlendi.
Satranç ya da Go, Abalone gibi strateji oyunları da zekâyı geliştiriyor hem de çocukları ekran bağımlığından kurtarıyor.
Yani zihinsel esneklik, problem çözme, odaklanma gibi özelliklerini geliştirmek için birçok alternatif var.
Elbette bağımlılık derecesinde bilgisayar oyunları oynamanın da bazı olumsuz etkileri var.
80'li yıllarda Atari salonlarından çıkmayan çocuklar için "Beyinleri çürüyor, bağımlı oldular" diye haberler çıkardı.
Atari salonlarından çıkmayan o çocukların bazıları büyüyünce doktor, mühendis, bilim insanı vs. oldular.
Bir şeyi toptan kötülemek ya da çok övmek doğru değil.
Denge kurabilmek, bağımlılık yaratacak derecede bir şeye odaklanmamak gerekiyor.

***


KELİME SAYISI AZALIYOR
Hakemli dergi Perspectives on Psychological Science'ta yayımlanan bir araştırma, katılımcıların günlük konuştuğu ortalama kelime sayısının 2005'le 2019 arasında her yıl yaklaşık 338 kelime azaldığını tespit etti.
Uzmanlara göre yaklaşık yüzde 28'lik bir düşüş, günde 20-30 cümleye tekabül ediyor.
Araştırmada 25 yaş altı katılımcılarda düşüş daha da belirgindi:

2005'ten sonraki her takvim yılı için günlük konuşulan ortalama kelime sayısında 451 kelimelik azalma saptandı.
Genç katılımcılar, daha yaşlı olanlara kıyasla yılda yaklaşık yüzde 44 daha fazla kelime kaybetti.
Bu sorunun günlük hayatta bireyler arasındaki etkileşimin azalması, ekran ve sosyal medya bağımlılığı, kitap okumanın azalması gibi birçok nedeni var.
Mesajlaşırken emojiler kullanmak bile günlük kelime kullanımını azaltıyor.
Yukarıdaki yazıda video oyunlarının zekâyı geliştirdiğinden bahsediyorduk ama aynı oyunlar günlük kelime kullanımını da azaltıyor!

***


İZ BIRAKAN SÖZLER
"Belki de insan her şeyi içine atmaktan boğuluyor zamanla." (Amok Koşucusu)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.