MEVLÜT TEZEL

09 Ekim 2026

Katil öğrencinin not ortalaması 96!

İstanbul-Başakşehir'de yedi öğrencinin bıçakla yaralandığı ve 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut'un yaşamını yitirdiği saldırıyla ilgili gelen yeni bilgiler farklı bir suçlu çocuk profili çıkardı karşımıza.
Saldırıyı gerçekleştiren F.M.'nin tutuklanan annesinin verdiği ifadeye göre:
Saldırgan 15 yaşında bir kız. Fen Lisesi girişli. Okul evine uzak olduğu için Anadolu Lisesi'ne geçmiş ve not ortalaması 96. Yani F.M. derslerinde çok başarılı.
F.M.'nin annesi, kızının saldırıyı "Çirkin olduğu gerekçesiyle akran zorbalığına uğradığı" gerekçesiyle yaptığını öne sürdü.
F.M.'nin saldırıyı uzun süredir Telegram grupları üzerinden planladığı değerlendiriliyor.
Aile, çocuğun bu durumunu okulundaki sorumlu öğretmenlere bildirdiklerini iddia ediyor.
Elbette anne ceza almamak için sorumluluğu okula atıyor da olabilir.
Kızının "Türkiye'nin ve dünyanın kendisinden haberdar olacağı" bir şey yapmak istediğinden söz ettiğini açıklayan bir annenin önce kendisinin önlem alması gerekiyordu.
Anne önce çocuğunun Telegram kullanmasını engellemeliydi!

Eğer aile çocuğuyla ilgili endişelerini okula bildirdiyse burada okul yönetiminin de ihmali var demektir.
Bugüne kadar yaşanan okul saldırıları ya da ergen cinayetlerinde suçlular genelde eğitimle alakası olmayan zorba, sorunlu suça meyilli çocuk ya da genceler işliyordu.
Oysa bu sefer katilin not ortalaması 96!
Evine uzak olmasa Fen Lisesi'ne devam edecek bu saldırıyı gerçekleştirmese belki de ileride doktor, mühendis olacak kapasitede suçlu bir çocuktan bahsediyoruz.
Elbette akran zorbalığı 15 yaşındaki bir kızın, 10 yaşındaki kızı bıçaklayıp öldürmesine gerekçe gösterilemez. Zorbalama olsa bile bu suçu hafifletmez.
Çocuklar yaşıtlarına karşı olan davranışlarında bazen yetişkinleri bile hayrete düşürecek derecede acımasız olabiliyorlar.
Bu konuda başta Sabah gazetesi olmak üzere medyada birçok araştırma yazısı, haber yayımlandı.
Milli Eğitim Bakanlığı da akran zorbalığına karşı mücadele başlatmıştı.
Ama akran zorbalığıyla ilgili daha fazla farkındalık projesine ihtiyaç var.
Zorbalık okullarda en ciddi suçlar arasına girmeli. Zorbalık yapan çocuklar anında disipline sevk edilip, daha sonra ebeveynleriyle birlikte psikolojik terapiye yönlendirilmeli. Çocuklarını güçlü yapacağız diye bilinçli zorba yetiştiren ailelere de ağır cezalar uygulanmalı.

***


KENTSEL DEĞİL, RANTSAL DÖNÜŞÜM!
Dün İstanbul Maltepe'de çöken ve bazı vatandaşlarımıza mezar olan 7 katlı binanın iki katı kaçak çıktı.
Ayrıca zemin kat dükkân dediğimiz kısımların üzerinde 4 tarafta çıkmalar var.
Katlar arası düzensizlik yumuşak katın oluşmasına neden olmuş.

Yani bina 'çökeceğim' diye alarm veriyormuş.
Bina sakinleri daha önce kentsel dönüşüm için konuşmuş. Muhtemelen kentsel dönüşüm yaptıracak müteahhit bulamadılar.
Çünkü binada zaten fazladan iki kat var.
Müteahhit bu işe girmesi için bina sakinlerinin ekstra para ödemesi gerekiyordu.
İstanbul'da herhangi bir deprem olmasa bile her an kendiliğinden çökme riski taşıyan 1.238 'tabut' bina var.
İstanbul'da kentsel dönüşüm yok, rantsal dönüşüm var!
Örneğin rantın büyük olduğu Beşiktaş inşaat şantiyesine dönüştü. Sağlam binaları yıkıp yenisini yapıyorlar!

***


GÜNEŞ ENERJİSİ YAYGINLAŞSA...
Daha önce de bahsettiğim balkona, bahçeye ya da pencere önüne konup doğrudan prize takılan küçük güneş panelleri dünyada hızla yaygınlaşıyor.
Bir ya da üç panelden oluşan bu sistemler, bir evin elektrik ihtiyacının yüzde 10 ila 30'unu karşılayabiliyor.
Bu paneller çatıya kurulan güneş enerjisi sistemleri gibi zahmetli değil ve ucuz.
Örneğin bu paneli balkona takıyorsunuz, üretilen elektrik, invertör adı verilen küçük bir kutuyla evde kullanılabilir hale getiriliyor ve normal bir prizden evin tesisatına veriliyor.

Almanya'da 1 milyondan fazla evde kullanılıyor, ABD'de de eyaletler bu küçük panellere izin vermeye başladı!
Bu paneller Türkiye'de yaygınlaşmalı!
Türkiye'de bireysel çatı ve cephe güneş enerjisi sistemlerinde (GES) "lisans alma" zorunluluğu kaldırılmış ve 25 kW altı süreçler nispeten basitleştirilmiş olsa da güneş enerjisinin bireysel kullanımda birçok bürokratik engel var! Türkiye'nin fosil yakıtlara bağımlılığı enflasyonu direkt etkiliyor. En küçük petrol krizinde ya da akaryakıt zammında enflasyon artıyor.
Ülkemizde güneş ve rüzgâr enerjisi bireysel bazda kullanımdaki bürokratik engeller kaldırılsa, teşvik edilse, hatta her binada güneş paneli zorunlu olsa, ısı pompası kullanımı teşvik edilse enerjiye harcanan para önemli ölçüde düşer.
Mevcut sistemde sadece enerji dağıtım şirketleri kazanıyor; devlet ve vatandaş zarar ediyor!

***


MİLLİ TAKIM İŞÇİ BULMA KURUMU DEĞİL
Vincenzo Montella ile devam edilmemesi gerektiğini 1 Ekim'de yazmıştım.
A Milli Futbol Takımı'nın iki maç daha kaybetmesi beklenmemeliydi.
Yeni teknik direktör için neredeyse bütün işsiz yerli hocaların ismi geçiyor.

Öne çıkanlar: Sergen Yalçın, Aykut Kocaman ve Fatih Terim.
Bu üç hocanın da Milli Takım'a bir katkısı olmaz! Zaten Kocaman ve Terim uzun süredir takım çalıştırmıyor!
Yalçın, Beşiktaş'a kazandırdığı şampiyonluk olmasa çok daha önce kariyerine yorumcu olarak devam ederdi! Arda Turan bir seçenek olabilirdi ama hem kulüp hem de Milli Takım çalıştırmak başarı getirmez.
Milli Takım söz konusu olunca, neden başarısız oldukları için uzun süredir işsiz kalmış hocalar akla geliyor!
Yerli ya da yabancı mümkün olan en başarılı hoca bulunmalı!

***


İZ BIRAKAN SÖZLER:
"Mutluluk; yaşadığın hayatı sevmektir, hayal ettiğin hayatı yaşamak değil." (Leo Tolstoy)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.