MEVLÜT TEZEL

07 Kasım 2026

Gazeteleri bitirdiler, sıra TV kanallarında!

Televizyon kanallarının ekim ayında elde ettiği reklam gelirleri son 30 yılın en düşük seviyesine geriledi.
Reklamlar bıçak gibi kesilince birçok dizinin yeni bölümü geçtiğimiz hafta ekrana gelmedi.
Reklam verenler ekonomik sorunları gerekçe gösteriyor ama reklam pastasının yüzde 60-70 düşmesi hayatın olağan akışına ters!
Kapitalizm tüketim demek. Bu sistem para harcatma ve tüketme üzerine kurulu.
Şirketlerin içerik, hizmet ve ürün satabilmelerinin en büyük aracı ise reklam ve tanıtımlar.
Reklam olmadan satış olmaz!
Reklam, bir ürünün varlığını duyurmanın ötesinde, tüketicinin zihninde bir "yer" edinme çabasıdır. Eğer piyasada sesinizi duyurmazsanız, rakipleriniz o boşluğu hemen doldurur.
Edgar Watson Howe bu durumu daha güzel özetlemiş:
"Ürününüze yatırım yapıp reklamı ihmal etmek, bir kadına göz kırpıp karanlıkta beklemek gibidir; ne yaptığınızı siz bilirsiniz ama karşınızdaki kişi bunu asla fark etmez." Zamanlama da garip! Tam Kasım indirimleri başlarken, tam reklamların artacağı bir dönemde reklamlar birden kesildi! Reklamlar dijital mecralara kaydı söylemi de inandırıcı değil.
İzlenme oranları bağımsız şirketler tarafından denetlenen televizyon, bir numaralı reklam alanıdır.
Reklam verenler büyük oranda televizyona yatırım yapar.
Türkiye, televizyon kanalları üzerinden de kuşatılıyor olabilir mi?
Reklam verilmezse diziler yayımlanmaz, TV kanallarının da izlenme oranları düşer.
Reklam vermeyi kesenler arasında en büyük reklam verenler olan küresel şirketlerin olması rastlantı mı?

NETFLIX'İN PLANI
Tam da reklamların geri çekildiği şu günlerde dijital mecraların ağababası Netflix, Türkiye'de yerli film ve dizilere 2026-2028 döneminde toplam 10 milyar lira yatırım yapacağını açıkladı.
Bu gelişmeyle ilgili Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, "Netflix'in 10 milyar liralık yatırımını, Türkiye'nin kreatif endüstrilerdeki üretim potansiyeline, nitelikli iş gücüne ve küresel rekabet gücüne duyulan güvenin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriyoruz.
Türkiye'den çıkan hikâyelerin daha geniş izleyici kitleleriyle buluşmasına katkı sağlayacak bu yatırımın, ülkemizin uluslararası içerik üretim ekosistemindeki konumunu daha da güçlendireceğine inanıyoruz." dedi, iyi mi?
"Değerlendiriyoruz", "İnanıyoruz"!
Keşke çoğul konuşmasaydı!
Dağlıoğlu'nun da büyük müjde diye bahsettiği 10 milyar TL, üç yıla yayılmış bir tutar.
Yani yılda 3.3 milyar TL. Çok da abartılacak, sektörde büyüme sağlayacak bir bütçe değil.
Bu parayla ABD'de bir film çekersiniz.
Yabancılar söyleyince abartılıyor. Oysa Türkiye'de majör bir özel TV kanalının bir yıllık yatırım bütçesi bile 8-10 milyar TL!
Netflix gibi küresel dijital platformların girdikleri ülkelerdeki asıl hedefi önce TV kanallarını dizi çektiremez hale getirmek, sonra da yerli yapımcıları taşeron yapmaktır.
Dünyada artık kaliteli diziler genelde dijital platformlardan paralı şekilde izleyiciyle buluşuyor.
Türkiye'de ise tam tersi, en kaliteli dizilerin yeni bölümleri açık kanallardan ücretsiz yayımlanıyor.
Netflix gibi platformlar başarılı olursa vatandaş dizi izlemek için de para verecek.
Türk dizi sektörünün dünyaya açılmak için Netflix'e ihtiyacı yok.
Ülkemizdeki özel TV sektörü yıllar içerisinde büyük rekabet ortamında kaliteli içerik üreterek henüz Netflix ortada yokken tüm dünya pazarına ulaştı zaten.
Netflix gibi şirketler girdikleri ülkelerde önce göstermelik şekilde bir-iki diziyle maliyetlerini artırıyorlar.
Abone kazandıktan sonra yapımcı şirketlere düşük bütçelerle içerik ürettiriyorlar.
Bunun en yakın örneği İspanya'da yaşandı.
TV kanallarını oyun dışı bıraktıktan sonra da piyasayı istedikleri şekilde yönetiyorlar.
Oysa Netflix'in içeriklerinin yarısı çöp!
Aynı oyunu Türkiye'de de uygulamaya çalışıyorlar.
Ne yazık ki, Dağlıoğlu gibi dizi ve film sektöründen habersiz kişiler de Türk televizyonculuğunu bitirmek isteyenlerin sözcüsü gibi konuşuyor!
Gerçekten anlamıyorum. O kadar yazıyoruz, haber yapıyoruz: Türk medya sektörü, Google, Meta, Netflix gibi küresel şirketler tarafından abluka altına alındı.
Önce gazeteleri bitirdiler, sıra şimdi televizyonlarda!
Reklamların bıçak gibi kesilmesi de bu kumpasın bir parçası!
Gazetelerden sonra TV kanallarını da kaybedersek Türkiye'de yerli medya diye bir şey kalmayacak!

***


AÇIK ALANDA SİGARAYI YASAKLAMAK
Sigara kullanımına yeni sınırlamalar getirecek kanun teklifinin bütçe görüşmelerinin ardından, Ocak ya da Şubat 2027'de TBMM'ye sunulması bekleniyor.
Hazırlık kapsamında incelenen örnekler arasında Japonya'da sigara içenler için belirli alanların ayrılması ve bazı sokaklarda sigara kullanımının kısıtlanması var.
Sigarayla mücadele hükümetin en doğru işlerinden biri ama bir de ülke gerçekleri var.

Türkiye'de 15 yaş ve üzeri nüfusta genel tütün kullanım oranı yüzde 33.2 civarındadır.
OECD ortalaması ise yüzde 14.8. Türkiye, OECD ortalamasının neredeyse 2 katı!
Ülkemizde sigara kullanıcı sayısı 20 milyonun üzerinde.
Her üç yetişkinden birinin tütün ürünü kullandığı Türkiye'de, Japonya'daki gibi açık alanda sigara içmeyi yasaklamak çok radikal bir önlem.
Niyet iyi ama daha kapalı alanlarda bile sigara içimi engellenmemişken Japonya gibi sigara içilmesi için açık alanda bölge oluşturmak gerçekçi bir hamle değil.
Adım adım gitmek daha doğru.
İlk planda okul ve hastanelerin önlerinde, çocuk parklarında, plajlarda sigara içilmesi yasaklanabilir.

***


İZ BIRAKAN SÖZLER:
"Bana inanınız! Var olmanın en büyük meyvesini ve en büyük tadını elde etmenin sırrı şudur: Tehlikeli yaşayınız!" (Friedrich Nietzsche)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.