HASAN CELAL GÜZEL
Deprem bölgesinden izlenimler
Van, nüfus tabelasında 360 bin yazılı olmasına rağmen gerçek gündüz nüfusu 500 binin üstünde olan en büyük Doğu- Güneydoğu vilayetlerimizden biridir. Van'ın ilçesi Erciş'in nüfus tabelasında da 77 bin yazmakla beraber rakamın bundan çok daha fazla olduğu söyleniyor; 150 bin, 200 bin, hatta mübalağa ederek 300 binden bahsedenler bile var.
Gördünüz mü bilmiyorum, Van ve Erciş, Van Gölü kıyısında, yemyeşil, birbirinden güzel iki şehrimizdir. Önceki yazımda da belirttiğim gibi daha önce politikayla meşgulken Van'ı ve Erciş'i defalarca ziyaret etmiş ve o saf ve temiz insanların binlercesini kucaklayıp öpmüştüm.
Van'da yıkılan bina sayısı sadece sekiz; ancak bu az gibi görünen miktar çok sayıda kayıp verilmesine sebep olmuş. Bu binaları bizzat yerinde görüp müşahede ettim. Ne yazık ki artık yeni kurtarmaların olması beklenmiyor. Diğer taraftan enkazlarda canlarını kaybeden vatandaşların cenazelerinin tamamına da ulaşılmış durumda.
Van, daha iki gün önce çok şiddetli bir deprem geçirmiş bir şehri andırmıyor. Ancak görüştüğüm kişiler, sağlam gibi duran binaların çok büyük kısmında önemli hasarlar olduğunu, görünüşe aldanmamak gerektiğini söylediler.
Van'da ve Erciş'teki çadır dağıtımında bütün iyi niyetli gayretlere rağmen önemli aksamalar olduğu anlaşılıyor; vatandaşlarımız bu çadır dağıtımı organizasyonundan çok şikâyetçiler. Gene aynı şekilde, Türkiye'nin her tarafından gönderilen çok sayıdaki TIR'ın Van ve Erciş girişinde bazı yağmacılar tarafından yağmalandığından bahisle bunların önlenmesi isteniyor. Diğer taraftan, tahmin edeceğiniz gibi terör örgütü, bu defa da fırsatı kaçırmadan, özellikle çadır dağıtımı konusunda halkı yönetime karşı kışkırtıyor.
Erciş'te bir öğretmen lokalinde öğretmenlerin toplu halde bulunmaları, ölen öğretmen sayısının fazlalığına sebep olarak gösteriliyor. Erciş'te deprem felaketi kendisini çok daha acı şekilde hissettiriyor. Erciş'te Van yolu caddesinde çok sayıda yıkıntı var. Çoğunluğu bu caddede olmak üzere 63 binanın tamamen yıkıldığı söyleniyor. Bunların en büyüğü olan, hapishane karşısındaki, ünlü Azra bebeğin kurtarıldığı enkazı da gördük. Ne yazık ki artık yapılabilecek başka bir şey kalmamış.
Bu arada kışın süratle yaklaştığını ve çadırların en fazla bir aylık dönemde ihtiyacı karşılayabileceğini; bu sebeple, vatandaşlarımızı mağdur bırakmayacak tedbirlerin süratle alınması gerektiğini söylemeliyiz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.