HASAN CELAL GÜZEL
Elimizi çabuk tutalım
Gene Suriye'yi yazıyorum. Suriye'den her gün gelen yüzlerce şehit haberi gönüllerimizi dağlamaya devam ediyor. Bazen düşünüyorum da 'Acaba ben mi çok sabırsızım?' diyorum. Lâkin, son bir sene zarfında yetkililerin 'Seyirci kalmayacağız' teranelerini hatırlayınca, bu müddet içinde katliama tâbi tutularak hayatlarını kaybeden kardeşlerimiz için gerçekten çok üzülüyorum.
Bu hususta sorumluluk taşıyan Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Dışişleri Bakanı'nın, yüklendikleri vebalin şuurunda olduklarından ve benden daha fazla üzüldüklerinden eminim. Aslında hep tekrarladıkları gibi seyirci kalmadıkları da bir vâkıadır. Sadece insanî yardım ve mültecilere sahip çıkma açısından değil; bütün diplomatik gayretlere de öncülük etmek ve muhalifleri desteklemek bakımından da 'seyirci kalmıyoruz' ve bu katliamı sona erdirmek için yoğun bir gayret gösteriyoruz.
Lâkin, Suriye'ye gerekli fiilî müdahale konusunda nedense çok ağır hareket ediyoruz.
Savaş, elbette arzu edilen bir şey değildir. Ancak, silâhlı kuvvetlerin diplomasinin arkasına konulacağı zamanlar da vardır. Şu anda Türkiye'nin yapması gereken de budur.
Suriye'ye müdahale konusunda acaba tereddüdümüz nedendir?
Suriye'ye müdahale edilmemesinin mahzurları, müdahalenin sebep olacağı sıkıntılardan çok daha fazla olacaktır.
Şöyle ki:
Bunun için önce Halep'e kadar olan coğrafyada (Halep dahil) bir 'Güvenlik Bölgesi' oluşturmalı ve bu konuda elimizi çabuk tutmalıyız.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.