HASAN CELAL GÜZEL
Kadınlar Günü ve Türkiye
Sevgili okuyucularım, bugün 'Dünya Kadınlar Günü' ve ben de bu cumartesi sohbetinde sizinle, her sene yaptığım gibi, bu konuyla ilgili görüşlerimi paylaşmak istiyorum. Her ne kadar 8 Mart, 'kadınlar günü' olarak kutlansa da, bu kutlama faaliyetlerinde hep kadınlarımızın sorunları, sıkıntıları ve erkekler karşısındaki eşitsizliği gibi olumsuzluklar üzerinde durulması, maalesef üzücü bir hakikattir.
8 Mart 1857'de, New York'ta 40 bin dokuma işçisinin greve gitmesi sonrasında çıkan olaylarda çoğu kadın 129 işçi can vermiş; bu tarih, yani 8 Mart, 1910'dan itibaren 'Dünya Kadınlar Günü' olarak kutlanmaya başlanmıştır.
Böyle günlerin kutlanmasının en önemli faydası, şüphesiz kutlanan konunun gündeme gelmesi; konuyla ilgili görüş, düşünce ve bilgilerin kamuoyuna daha vurucu şekilde sunulmasıdır. Nitekim çeşitli yerli- yabancı kuruluşların kadınlara yönelik yaptığı araştırmalar, istatistikler bize meseleyi daha iyi anlamamızda yol gösterici oluyor.
Danışmanlık firması Frant Thornton'un dünya kadın yöneticiler araştırmasına göre, Türkiye'de 'tepe yöneticiler'in yüzde 31'i kadınmış. Bu oranla Türkiye, dünyada sekizinci sırada yer alıyormuş. İlginç değil mi?
Kadınların 'eşitliği' hususunda radikal kararlar alınıyor, yaptırımlar uygulanıyor. Türkiye de, özellikle on yıldır, kadınlarımızla ilgili olarak, sosyal haklar, fırsat eşitliği, statü, şiddet, siyasî hayata katılım gibi hususlarda devrim niteliğinde kararlar aldı ve uygulamaya soktu.
Son olarak, 'Kadından Sorumlu Devlet Bakanlığı'nın, 'Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı' hâline dönüştürülmesi ve bakanlık öncülüğünde çeşitli ulusal eylem planlarının hazırlanıp bunların aktif şekilde hayata geçirilmesi, önemli sonuçları da beraberinde getirecektir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.