HASAN BASRİ YALÇIN

13 Ocak 2019, Pazar

Kemalizm’in eriştiği son nokta

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Bir sanatçı bozuntusu var. Yıllardır bu tür laflar ediyor. Şimdi de Beethoven dinlemeye takmış kafayı.
Bu adamlar hayat tarzımıza müdahale var diye yeri göğü inletir ama hala milletin ne tür müzik dinleyeceğine karar vermek ister. Aslında bu gibi laflarla kendilerine ayrıştırıcı bir kimlik inşa etmenin peşindeler. Yıllardır her filmde her dizide aynı rolü kesen başka da rol bilmediğini düşündüğüm bu sanatçı bozuntusu sözüm ona elitlik kasıyor. Bize görmediğimiz bilmediğimiz bir dünyayı açıyor. Hele bir dinlesek dünyamız değişecek. Aydınlanacağız.
Beyefendinin seviyesine varacağız.
Karşı değilim yapan yapar. İsteyen istediğini dinler. Ancak böylesi bir şey üzerinden aydıncılık yapan kafayı benim anlamam mümkün değil. Böyle bir entel sınıfı var. Klasik eserlerin neredeyse hiçbirini okumamıştır ama müzik dinleyip film seyredip aydınlandığını zanneder.
Bunlara dünya tarihini şöyle yukarıdan aşağıya kabaca bir anlat desen anlatamazlar.
Halbuki dünya tarihinin şemasını kafasında tutamayan insanlar kendilerinin kâinatta hangi noktaya karşılık geldiklerini bilemezler. Zaman ve mekânda savrulup giderler de haberleri bile olmaz.
Veya şöyle kabaca düşünce tarihini bile anlatamazlar. Bizim ülkedeki sanatçıların birçoğu vülgar bir Marksizm'den öte düşünce tarihi de bilmez. Gerçi bunları üniversitedeki koca koca profesörler bilir mi diye sormayın. Onlar da bilmez.
Ama akademisyenler bunlara oranla biraz daha gariban. En azından birçoğu bilmediğini bilir. Bu sanatçı takımı daha bir küstah oluyor. Beethoven dinlemekle aydınlanamayacağını anlamayacak kadar cahil ama bununla millete hava basacak ve akıl verecek kadar cüretkâr oluyorlar. Gerçi ben bunların sanat tarihi bildiğine dahi inanmıyorum. İçlerinden kaçı Shakespeare okuyabilir acaba? Kaçı sanatın üç dört alanını aynı anda düşünüp mukayeseli çalışmalar üretebilir?
Ama Beethoven dinlediğinde aydınlanıyormuş beyefendi. Azıcık aydınlanmış olsaydın bu lafı etmezdin edemezdin.
Bir de Kemalizm'in Google yazarı var. Komik çocuk. Coşku adamı.
Utanmazlığın dibini buldu. TV'den Cumhurbaşkanı'na "bira iç" diyor.
Karşısındaki nefret yüklü kalabalık da alkış tufanıyla karşılık veriyor. "Ne saçmalıyorsun sen" deyince de yine Google'dan bira tarihi çıkarmış. Ne var bunda demiş. Bira çok eski ve önemliymiş.
Sümerler de içmiş Frigler de içmiş.
Kafa bu. Gel de anla. Gel de anlat.
İşte size Kemalizm'in son dönem ideoloğu. Google'dan topladığı bilgilerle modern insanın arayışına çözüm bulmuş. Modern zamanlarda tüm hümanist ideolojiler insanın mutluluğunu hedefledi. Liberalizm cevabı özgürlükte, Marksizm eşitlikte, milliyetçilik kardeşlikte buldu. Kemalizm ise bira ve müzikte karar kıldı. Geldiğiniz bu aşamada hepinizi tebrik ederiz. Ama lütfen bize bulaşmayın. Kendi aranızda tartışmaya devam edin. Neden iktidar olamıyoruz diye. Hayaliniz bira ve müzikse bu milletten size oy çıkmaz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.