HASAN BASRİ YALÇIN

01 Ocak 2022, Cumartesi

Normalleşme arayışı

2021 yılını kapattık. İnşallah 2022 hepimiz için daha hayırlı bir yıl olur. Son iki sene dünya özellikle Kovid kaynaklı sorunlarla ve değişimlerle çalkalandı. Türkiye de doğal olarak bunlardan etkilendi. Sanırım tüm dünya için 2022 senesi ekonomik sorunlarla başa çıkmaya ayrılacak bir dönem gibi. Türkiye de belli bir süredir ekonomi odaklı bir gündem takip ediyor.
Halbuki üç yıl öncesine kadar temel meselelerimiz hep güvenlik üzerineydi. Suriye ve Irak'ın kuzeyi başta olmak üzere Libya'dan Karabağ'a kadar uzanan bir coğrafyada Türkiye sürekli askeri operasyonlar yapmak durumunda kalmıştı. Diplomatik ilişkileri de büyük oranda bu operasyonlar çerçevesinde şekillenmişti.
Amerika ile zaten uzun süredir yaşadığımız gerginlikler söz konusuydu. AB ile ilişkilerimiz son 10 senedir askıdaydı. Rusya ile hem mücadele hem müzakere temeline dayalı bir ilişki biçimi doğdu ve devam ediyor. Bunun ötesindeki ülkelerle de gerilimler yaşadık. Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan gibi ülkeler böylesi bir listenin başında yer alır.
Ama kendi sınırları ve yakın coğrafyasındaki birçok gerilimin en azından belli bir istikrara kavuşmuş olması nedeniyle Türkiye, diğer ülkelerle daha az gerilimli ilişki takip edeceği bir döneme girdi.
Bunun adına genel olarak normalleşme deniyor. Aslına bakarsanız uluslararası ilişkilerde normal olan çatışma, anormal olan barış hâlidir. Ama yine de piyasada kullanılan kavrama uyum gösterecek olursak Türkiye'nin normalleşme arayışına girdiğini ve 2022 yılında da bu arayışlara devam edeceğini öngörebiliriz.
Zaten birçok sorun alanı, Türkiye'nin kazanabileceği maksimum faydayla dönüştürülmüş durumda. Tabii ki Suriye'de her şey bitmedi. Ama doğan statüko kolay kolay bozulacak gibi değil. Ve Türkiye sınırını terör örgütlerine karşı korumalı hale getirdi. Karabağ meselesi büyük oranda istediğimiz gibi çözüldü. Libya'da da şimdilik sorun görünmüyor.
Güvenlik güçlerimiz güney sınırlarımızın ötesinde terörle mücadeleye başarılı bir biçimde devam ediyor. "Arap Baharı" ve "Yüzyılın Anlaşması" gibi belirsizlik yaratan olayların etkileri gittikçe azalıyor. Bu nedenle de Türkiye, mesela Birleşik Arap Emirlikleri ile bu yeni şartlara uygun bir ilişki geliştirmeye başladı. Yakın zamanda benzer süreçler Suud ve Mısır örneklerinde de görülebilir.
Bu nedenle çok genel bir değerlendirme yapacak olursak, 2021 yılı itibarıyla Türkiye'nin güvenlik ve dış politika gündeminin büyük oranda istikrara kavuştuğu ve önümüzdeki yıl içerisinde de normalleşme arayışlarının sürdürüleceği düşünülebilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.