NİHAT HATİPOĞLU
İsar ruhlu Müslümanlar azaldı
Cömertlik elde olmayandan verebilmektir. Elde olandan vermek, cömertlik sayılmamıştır.
Kur'an-ı Kerim'in övdüğü bir grup insan vardır. Bunlar 'İsar' ehli olan Müslümanlardır. Peki İsar nedir?
İsar; bir Müslüman'ın diğer Müslüman'ı kendine tercih etmesidir. Kendisi muhtaç olsa da, diğer Müslüman'a el uzatmasıdır.
İsar ehli olanla, cömert olan kişi arasında şöyle bir fark vardır. Cömert elinde olandan ve arda kalandan verir. İsar ehli ise; kendisi muhtaç olsa bile başkasına vermeye devam eder.
Kur'an-ı Kerim Medine ashabını bu özellikleriyle över. 'Kendileri muhtaç olsa da, diğerlerini kendilerine tercih ederler.' (Haşr, 9)
Hz. Aişe (r.a.) Efendimizin ulaşılamaz bu ahlakına şöyle örnek verir:
'Resulullah'ın (s.a.v.) evinde asla doyuncaya kadar yemezdik. Halbuki evde yiyecek olurdu. Ama Efendimiz (s.a.v.) onu İsar ederdi (dağıtırdı.)
Bir köle ve Abdullah Bin Cafer
Abdullah bin Cafer bir gün yolculukta iken bir hurma bahçesinin yanında oturur. Bahçede siyah bir kölenin işçi olarak çalıştığını görür. Köleye 3 ekmek getirdiler. Köle, bu ekmeklerden yiyeceği esnada bir köpek geldi ve köleye sokuldu. Köle bir ekmeği attı. Köpek yedi. İkinciyi attı, köpek onu da yedi. Köle üçüncü ekmeği de attı, köpek onu da yedi.
Abdullah bu hadiseden etkilendi. Köleye sordu; senin ücretin ne? Bu üç ekmek. Peki neden bunun hepsini köpeğe verdin. Efendim; o yabancı bir köpek. Buralardan değil. Çok acıkmıştı. Peki sen bugün ne yiyeceksin. Hiçbir şey. Yarına kadar sabredeceğim.
Meşhur zenginlerden ve çok cömert birisi olan Abdullah bin Cafer şöyle dedi: Benim çok cömert olduğumu söylerler. Halbuki bu köle benden daha zengin. Ben olanın bir kısmını veriyorum. Bu köle olanın tümünü veriyor.
Abdullah, köleyi satın aldı ve azat etti. Sonra da bahçeyi satın aldı ve köleye hibe etti.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.