NİHAT HATİPOĞLU
Vuslat mevsimi geldi
Önümüzdeki çarşambayı perşembeye bağlayan gece sahura kalkacağız. Perşembe günü ise oruçlu olacağız. Rabbim şimdiden bütün oruçlarınızı kabul buyursun. Ramazan ayı bir yılın muhasebesini yapma fırsatı bahşeden önemli bir dönemeç. Mümin kişi 11 ayın hesabını bu ayda mizana koyar. Hâline bakar. Parasının pulunun hesabına bakar. Tahsilatını yapar (Fakiri, muhtacı sevindirir). Ailesini gözden geçirir. Eksilerini ve artılarını görür. Bu alanda da eksiklikleri teraziye koyar. Sorumluluğunu hesap eder. Onu düzeltmeye çabalar.
Zira Kuran-ı Kerim, "Kendinizi ve ailenizi ateşten koruyun" (Tahrim, 6) buyurur. Bu ateşin yakıtı insan ve taşlardır. İnsan ve taşlaşmış yüreklerdir. Ramazan, Rabbül âlemin olan yüce Allah'a vuslatın kapısını aralar. Mümin her aydan daha çok dinini, Allah'ını, Peygamber'ini yâd eder, hatırlar. Zira ramazanda her an imanla dolup taşar. İftar yapar, vuslat için iftar açar. Rabb'e yaklaşır.
SAHUR İBADETTİR
***
HZ. PEYGAMBER'İN TERAVİH NAMAZI
Bilindiği gibi teravih namazı güçlü sünnettir (müekkededir). Önemli bir sünnettir. Cemaatle kılınması ise hem sünnet hem de berekettir. Gece ibadetidir. Vakti ise yatsı namazının farzından sonradır. Ramazan orucu emri geldiğinde geceleri teravih namazı kılınmaya başlandı. Efendimiz (SAV) ramazanda evden mescide geçti. Orada yatsıdan sonra teravih kıldı. Sahabenin çoğu da O'na uydu.
İkinci gece yine mescitte teravih kıldı ve kıldırdı. Nihayet üçüncü gece de teravih kıldı ve kıldırdı. Ama dördüncü geceye gelince cemaatin mescidi tıklım tıklım doldurduğunu gördü. Cami cemaate yetmedi. Efendimizin çıkıp teravihi kıldırmasını istiyorlardı. Çıkmadı. Sabah namazı vakti, camiye geçti ve sabah namazını kıldırdı. Sonra cemaate dönüp neden teravihi camide kıldırmadığını anlattı: "Beni teravih için beklediğinizi biliyorum. Bilerek çıkmadım. Sizin teravihe olan tutkunuzu görünce yüce Allah'ın teravihi farz kılacağından korktum. Bu da size ağır gelirdi."
Efendimiz, ramazanın sonunda da teravihi bazen cemaatle kıldırdı. Farz kılınma tehlikesi olmadığı görülünce Hz. Ömer zamanında cemaat, bir imamın arkasında teravihi kıldı. Hem de bu hâlden memnun oldu. Teravih böylece sahabenin onayıyla ve Efendimizin cemaatle kıldırmış olmasından hareketle cemaatle kılınmaya devam etti. Kişi teravihi evde kendi başına da kılabilir.
***
ŞİRK İLE KÜFÜR ARASINDA BİR FARK VAR MI?
Küfür; Peygamberimizin yüce Allah'tan getirdiği kesinlikle sabit olan dini esaslardan birini veya birkaçını inkâr etmektir. Şirk ise; Allah'ın varlığını kabul etmekle beraber ilahlığında, isim, sıfat veya fiillerinde Allah'a ortak koşmaktır. Küfür genel, şirk ise daha dar kapsamlıdır.
Büyük günahlardan birini işleyen kişi günaha girer. İşlediği günahı helal saymadıkça mümindir. Bu kişiye tövbe kapısı açıktır. Allah dilerse affeder. Ama imani açıdan mümin olduğu için sonunda cennete girer.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.