NİHAT HATİPOĞLU
Ebu Bekir’iniz var mı?
Her insana sadık bir dost lazım. Gerçi her dost güvenilir olmalı; ama bir dost, illaki çok ama çok güvenilir olmalı. Danıştığında doğruyu söylemeli, düştüğünde ayağa kaldırmalı, ihtiyaç duyduğunda yanında olmalı. Kimse yokken o var olmalı; gülümsemesini paylaşmalı. Acı da olsa doğruyu söylemeli, vefalı olmalı. Yaptığı iyiliğin illaki karşılığını beklememeli. Harama meylettiğinde seni uyarmalı.
O zaman gelin Hz. Ebu Bekir'e yanaşalım, birkaç saati onunla geçirelim...
Sen'den ise, bol bol verdikten sonra bir de ihsan ve ikram zuhur eder. O der ki: Yaa Rabbi! Günahlarım kumlar gibi sayısızdır. Bütün günahlarımı affeyle, hatalarımı güzel bir şekilde gizle, görmezden geliver. Ya İlahi! Benim hâlim ne olacak, hayırlı bir amelim yok! Kötü amellerim pek çok, taat ve ibadet azığım ise azın azı. Bütün dertlerden kurtararak bana afiyet ver, her türlü ihtiyacımı gider. Benim hasta bir kalbim var, Sen ise hastalara şifa verensin. Ya Rabbi! Benim hakkımda ateşe, "Serin ve selamet ol!" de. Hz. Halil hakkında, "Ey ateş, serin ve selamet ol, dedik" (Enbiya, 69) buyurduğun gibi. Sen Şafi'sin, Sen Kâfî'sin bütün mühim işlerde. Sen benim Rabb'imsin, Sen her hususta bana yetersin, Sen benim için ne güzel bir Vekil'sin.
Ey Rabbim, ihsan hazinelerinden bana bol bol ikramda bulun, zira Sen çokça veren ve nihayetsiz kerem sahibisin. Kalbimden geçenleri ihsan eyle, bana en güzel şekilde hayır yollarını göster. Cennetine koyarak bizlere büyük bir saltanat ver ve böylece bütün korktuğumuz şeylerden bizi kurtar. Ey Rabb'imiz, Sen kâdî (hâkim), münâdi de Cebrail olduğu gün. Nerede Musa, nerede İsa, nerede Yahya, nerede Nuh? Sen ey Sıddık, isyankâr asi! Celil olan Mevla'ya tövbe et ve bütün varlığınla O'na yönel!
***
ÇOCUKLARINIZA ALLAH'I ANLATIN
Okullara olan saldırılar ve orada hayatlarını kaybeden evlatların acısı her insanın yüreğini derinden sarstı. Temiz yüzlü, melek gibi duru bu çocuklar, izahı zor bir çılgınlığın kurbanı oldular. En büyük tesellimiz, benzeri olayların bir daha olmayacağına olan güvenimizdir. İnşallah herkes elinden geleni yapacaktır.
Sevgili anneler ve babalar; evlatlarınıza yüce Yaratıcı'yı anlatın. Sevdirin, korkutmayın. Dünyada sınandığımızı ve her hareketin öteki âlemde ortaya çıkacağını anlatın; hem de anlayacakları en net ve duru sözlerle...
Onlara sorumluluğu anlatın. Bir insana verilecek zararın çok kötü ve kabul edilemez olduğunu zihinlerine yerleştirin. Sosyal medyadan uzak tutun; çocuklarınıza rol model olacak tarihi kahramanları tanıtıp sevdirin.
Fatih'in daha 20'li yaşlarda çağ açıp çağ kapattığını anlatın. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin gibi gençlerin ahlakını anlatın. Hz. Peygamberimizin peygamberliğini ilan ettiğinde bütün gençlerin onu desteklediğini anlatın.
Onları bilimsel çalışmalara yönlendirin. Siz bunu yapmazsanız, onlar kendilerine başka (ve belki de yanlış) örnekler edineceklerdir.
BİR AYET
"İş bitirilince şeytan şöyle diyecek: 'Şüphesiz Allah size gerçek olanı vaat etti. Ben de size vaat ettim ama size yalancılık ettim. Benim sizin üzerinizde bir hâkimiyetim yoktu. Sadece sizi çağırdım, siz de bana uydunuz. O hâlde beni kınamayın, kendinizi kınayın. Ne ben sizi kurtarabilirim ne de siz beni kurtarabilirsiniz. Kuşkusuz ben, daha önce beni Allah'a ortak koşmanızı da reddetmiştim. Şüphesiz zalimler için elem dolu bir azap vardır.'" (İbrahim, 22)
ŞEYTAN NEDEN KORKAR?
Şeytan ne sopadan ne de silahtan korkar. Şeytan sadece, "Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığınırım" yani "Euzü billahi mine'ş-şeytani'r-racim" sözünden korkar.
ŞEYTANLAŞMIŞ İNSANLAR
Hz. Peygamber, Ebu Zer'e (RA) sordu: "Cin ve insan şeytanlarından Allah'a sığındın mı?" Ebu Zer, "Ya Resulullah! İnsanların da şeytanları var mı?" diye sordu. Efendimiz, "Evet, var. Hatta insanlardan şeytanlaşmış olanlar, cinlerden olan şeytanlardan daha kötüdür" buyurdu.
BİR HADİS
"Sizin en hayırlınız, hanımlarına karşı hayırlı olanınızdır." (Tirmizi)
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.