HİLAL KAPLAN

15 Mayıs 2026, Cuma

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dekolonizasyon siyasası

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Madun (subaltern), postkolonyal teorinin en temel kavramlarından biridir. Hegemonik güç merkezlerinin dışında bırakılmış, egemen söylem tarafından susturulmuş ve kendi adına konuşma hakkı elinden alınmışlardır.
Kavramı Gramsci'den devralarak postkolonyal literatürün merkezine oturtan Spivak, meşhur "Madun konuşabilir mi?" sorusuyla, bu sınıfların sesinin egemen sistemin duvarlarını aşamadığını söylüyordu. Çünkü maduniyet, salt ekonomik bir yoksunluk değil; bilgi üretimi, hukuk, dil ve siyaset mekanizmalarında yapısal olarak görünmez kılınma hâlidir. Bu minvalde Erdoğan, "madun" mefhumunun kapsadığı ülkemizdeki toplumsal grupların büyük kısmının sesi olmaya çalıştığı için Erdoğan olmuştur. Bu kenarda dursun.
Dekolonizasyon (sömürgecilikten arındırma) bağlamında modern uluslararası düzen incelendiğinde ise bu sistemin hâlâ Batı merkezli felsefi ve siyasi hiyerarşiler ürettiği görülür. Bu çerçevede Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın küresel düzene karşı geliştirdiği siyasi söylem, bir yönüyle küresel maduniyetin ve bu maduniyete karşı yükselen dekoloniyal direncin sesi olarak okunabilir.
Erdoğan'ın sıklıkla dile getirdiği "Dünya beşten büyüktür" ve "Daha adil bir dünya mümkün" çıkışları, BM Güvenlik Konseyi gibi kurumsallaşmış hegemonik yapılara karşı, sesleri bastırılmış küresel Güney'in ve dışlanmış coğrafyaların maduniyetini uluslararası vitrine taşıma girişimidir. Bu söylem, Batı'nın kendisini evrensel hakikat ve değerlerin tek merkezi olarak konumlandırmasına ve çevreyi "yönetilen/adlandırılan" bir nesneye indirgemesine karşı siyasi bir öznellik iddiasıdır.
On yıldır yazıyorum; yazmaya da devam edeceğim: Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel sömürgeci kodların modern kurumlar eliyle devam ettirilmesine karşı, madunun sesini küresel elitlerin yüzüne çarpan siyasi bir figür olarak dekolonizasyon tartışmalarında konumlandırılmalıdır.
Geçtiğimiz günlerde İstanbul'da düzenlenen Dünya Dekolonizasyon Forumu'nda konuşan NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Esra Albayrak da uluslararası sistemin tıkanıklığının Batı merkezli bilgi üretimine dayandığını, artık İstanbul, Cakarta ve Gazze gibi merkezlerin bilgeliğine ihtiyaç duyulduğunu ifade ederken aslında bu temel hakikate de işaret ediyordu.
Direniş, cüzdanda veya sahada bir yere kadar verilebilir. Esas direniş, zihinlerde başlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ulusal çapta gerçekleştirdiği ve uluslararası alana taşımak istediği de işte böyle bir çabanın muadili henüz olmayan siyasasıdır. Küresel dekolonizasyon siyasasının lideri de Erdoğan'dır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.