HİLAL KAPLAN

26 Ağustos 2026, Çarşamba

‘Siyasi dava’ mı demiştiniz?

Your browser doesn’t support HTML5 audio

İBB davası ilk kez gerçek anlamda bir yüzleşme sahnesine dönüştü.
Son görülen celseler, davanın bugüne kadarki en kritik eşiklerinden birini oluşturdu. 414 sanıklı, 53'ü tutuklu davaya bir yıl boyunca "gizli tanıklar üzerinden siyasi operasyon" denildi.
Fakat şimdi tablo, geri döndürülemez biçimde değişti.
Bu kez anlatılanların bir kısmının sahipleri salona geldi. Yıllarca İmamoğlu'yla iş yapan müteahhitler, belediye işlerini alan şirket sahipleri, para verdiğini söyleyen iş insanları sanık kürsüsünden konuştu. Üstelik anlattıkları olayları İmamoğlu'nun yüzüne karşı tekrarladılar.
Seyfi Beyaz, 18 yıllık aile dostu ve iş ortağı olduğu İmamoğlu'nu doğrudan karşısına alarak, West Side projesinin ruhsat ve iskân süreçlerinde 7 dükkân, 5daire, milyonlarca lira ve başka ödemeler yapmak zorunda kaldığını söyledi."Rıza en vermedik" dedi. "İskân ve inşaat ruhsatı süreçlerinde bunları vermek zorunda kaldık" ifadesini kullandı.
Cemal Üneş ise daha da çarpıcı bir yüzleşme yaşadı. İmamoğlu'nun "Ben senden para istedim mi?" sorusuna, "İstedin başkanım" diye karşılık verdi. Ardından kendisinin Mehmet Çakılcıoğlu'na yönlendirildiğini ve beş senet düzenlendiğini söyledi.
Mustafa Keleş'in anlattığı villa iddiasında ise salon adeta mahkeme salonundan çıkıp hesaplaşma alanına dönüştü. İmamoğlu iddiayı reddetti; Keleş"Kayıtlar var" dedi.
Ve ardından Aziz İhsan Aktaş geldi.
Aktaş'ın 68. celsede ortaya koyduğu anlatı, dosyanın siyasi boyut tartışmasını bambaşka bir yere taşıyor. Aktaş, 2020-2024 arasında İBB bağlantılı işler kapsamında toplam84 milyon 857 bin500 lira ödeme yaptığını söyledi. Banka dekontlarını ve HTS kayıtlarını tek tek anlattı. İddiasına göre sistemde para belediyenin hesabına girmiyor; nakit çekiliyor, aracıya teslim ediliyor ve "havuz" olarak tarif edilen yapıya aktarılıyordu.
Anlattığı üç olaydan biri 5 milyon liralık seçim finansmanı iddiasıydı. Aktaş, Özgür Karabat'ın kendisini bir otele çağırdığını ve "İmamoğlu'nun kesin talimatı var" denilerek 5 milyon lira istendiğini öne sürdü. Bir başka iddiası 970 bin dolarlık Kilyos buluşmasıydı. Üçüncüsünde ise Florya'daki İBB Başkanlık Konutu'nda yüklenicilere hak edişler üzerinden yüzde 10'a varan ödemeler için baskı yapıldığını anlattı. Yani artık "sadece gizli tanık söyledi" denilerek geçiştirilemeyecek bir tablo ortaya çıkıyor.
Tanıkların anlattığı ve belgeleriyle sunduğu bu para trafiği, dekontlar, HTS kayıtları, senetler, tapu hareketleri ve diğer maddi deliller ışığında ortaya çok daha ağır bir tablo çıkıyor. Yalnız sanıklardan Aktaş'ın ifadesindeki şu cümleye dikkatinizi çekerim:
"Sistemin temel amaçlarından en önemlisi, Ekrem İmamoğlu'nun siyasi hayatının finanse edilmesidir."
Başka bir ifadeyle, "Bu siyasi bir dava" itirazının cevabı belki de şudur:
Evet, siyasi bir dava. Çünkü iddia edilen suçların merkezinde İmamoğlu'nun siyasi kariyerinin finansmanı var.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.