NAZLI ILICAK

23 Kasım 2007, Cuma

Öcalan'dan iddialar

AK Parti iktidarı, PKK'yı yalnızlaştırmak hususunda önemli bir adım attı. 5 Kasım'da ErdoğanBush buluşması sonrasında, ortaya çıkan gelişmeler bunu gösteriyor. Sınır ötesi operasyon, bölge ülkelerinin, ABD ve AB'nin onayıyla, Türkiye'deki sivil ve askerlerin de işbirliğiyle gerçekleşiyor.
Abdullah Öcalan'ın avukatlarıyla yaptığı eski konuşmaları tarayınca, zaten, PKK'nın Talabani'nin de başının belâsı olduğunu görüyorsunuz. 13 Eylül 2000'de, Öcalan'ın, avukatlarına Talabani'yi nasıl kötülediğini bir okuyun: "Talabani, çatışmaya dayalı kan tüccarlığı yapar. Londra'ya bağlıdır. Talabani 25 yıldır benden kurtulmak istiyor. Ala Rizgari'yi ve Kawa'yı oluşturdu; tutmadı. Fırsat bulursa güçlerini bizim alanımıza sokmak ister. Biz Misak-ı Milli'yi anlarız. Talabani, Misakı Milli'ye karşıdır, İngiltere'nin 1925 çizgisini sürdürmektedir. Biz güneyi bırakırsak, Kürt sorunu çözülmez. Her zaman savaşın zemini olur."
Öcalan, PKK'nın Türkiye'nin güneydoğusundaki dağları tutarak, buralara TİKKO'nun, Ermeni-Yunan çizgisinin sızmasını engellediğini de belirtiyor ve diyor ki: "Türkiye'den bütün güçlerimizin dışarı çıkmasına, ziyaretime gelen Genelkurmay yetkilisi de kuşkuyla baktı. Tam dışarı çıkılmamalı dediler. Başka güçler kullanabilirler. Şimdi daha iyi anlaşılıyor. Yeni geliştirilen barış planı yavaş yavaş uygulanmalıdır. Yoksa İran-Hizbullah, Ermeni-Yunan çizgisi devreye girer. Eski mevziler korunmalı."
Anlaşılıyor ki, Apo tutuklandıktan sonra, kendisiyle görüşen Genelkurmay temsilcileri veya temsilcisi, PKK'nın tamamen Türkiye'nin dışına çıkmasını istememiş.
Neden? "İyi niyetle" düşünülürse, PKK'dan boşalan bölgeye, Ermeni veya Rum teröristlerin ya da Talabani'ye bağlı güçlerin yerleşmesi arzu edilmemiş denilebilir. Bu durumda, "Kuzey Irak'tan içeriye nasıl bu kadar rahatça teröristler sızıyor?" sorusuna da cevap bulmuş oluyoruz. Çünkü devletin (?), PKK'lıların bir bölümünü Türkiye'nin içinde muhafaza etmeyi hedefleyen bir eylem planı mevcutmuş.
Çok garip olaylar yaşanmış ve yaşanıyor. Bir zamanlar demek PKK farklı tehlikelere karşı " panzehir" olarak görülmüş. Tabi"kötü niyetle" düşünürsek, aklımıza başka şeyler gelmiyor değil.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.