NAZLI ILICAK

26 Haziran 2008, Perşembe

Kutuplaşma hali ve travma

İnsanlar birbirine güvenmiyor; kuşkuyla bakıyor. Hatta birbirini sevmiyor. Bunun sebebi, şüphesiz, memleketi uçurumun kenarında, inkırazın eşiğinde ve kurtarılmaya muhtaç gösteren propagandalardır. Laiklik elden gitti gidiyor! Sizi gidi Atatürk düşmanları sizi ! Halaskaranı zabitanın devrede kalabilmesi için, böyle sisli bir havaya ihtiyaç var. Korku dağları bekleyecek ki, "korunup, kollanacak" bir durum süregelsin. Maalesef bu arada, Atatürk de istismar ediliyor. Müşterek bir değer, siyaset malzemesi yapılarak piyasaya sürülüyor.
Bu, din istismarı kadar kötü ve toplumu bölen, kutuplaştıran bir özellik taşıyor.
AK Parti Genel Başkan yardımcısı Dengir Mir Fırat'ın New York Times gazetesinde yayınlanan sözleri, kutuplaşma hali yaşandığı için, bir kesimde tepki yarattı. Kamplara ayrıldık; müşterek değerleri gitgide kaybedip, birbirimizi neredeyse hasım gibi görmeye başladık. Fırat olayını bu çerçeve içinde değerlendiriyorum.
Dengir Mir Fırat, "travma" demiş. Devrim, adı üstünde, sosyal bir altüst oluştur, köklü bir sarsıntıdır. Size, "Çin alfabesiyle okuyup yazacaksınız" deseler ve 3 ay süre tanısalar ne hissedersiniz? Japonların, kendi alfabelerini muhafaza edip, gene de kalkındıkları gibi farklı bir tartışma açmak bir yana, maziniz elinizden kayıp gidiyor gibi bir duyguya kapılmaz mısınız? Sarsılmaz mısınız? Sarığı, fesi çıkartıp, şapka giymek de, -bir zamanlar Ecevit'in iddia ettiği gibi "gardırop devrimciliği" değil- bir değerler sisteminden kopuştu. Celâl Bayar anlatmıştı: Şapka Kanunu çıktıktan sonra, bir yerden temin edip kafasına taktığı silindir şapkayla annesine görünmeden evden çıkmış ama, annesi fark etmiş ve pencereden ona "İyi ki baban bu günleri görmedi" diye bağırmaya başlamış. Kimi inançlı dindarın gözünde şapka, "gâvurluk" alâmetiydi.
İki türlü Atatürk sevgisi var Türkiye'de: Her türlü eleştiriye kapalı, tapınma raddesine çıkarılmış, adeta ilâhi bir aşk. Bir de, bazı tasarruflarını eleştirmekle birlikte, Atatürk'ün bu ülke için yaptıklarını inkâr etmeyenlerin duyduğu sevgi. Atatürk'ü putlaştırmaktan ve birbirimize karşı silâh gibi kullanmaktan vazgeçelim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.