NAZLI ILICAK

02 Nisan 2009, Perşembe

Yazıcıoğlu sonsuzluğa kavuştu

Seçim telâşı içinde, Muhsin Yazıcıoğlu hakkındaki düşüncelerimi yazamadım. Maalesef, bugüne kaldı. Yazıcıoğlu ile ilgili kanaatimi 11 sene önce kaleme almıştım. Hatırlatayım: "Yazıcıoğlu'nu, görüşlerini büyük bir dürüstlükle ortaya koyan, verdiği söze sadık kalan biri olarak tanırım. Onun gibilere 'özü sözü bir' denir. Politikada, fikir cambazlarını gördükçe, böylelerinin kıymeti daha iyi anlaşılıyor."
27 Şubat 1998'de Akşam gazetesinde yazmıştım bu satırları. Yazıcıoğlu konuğumuzdu ve 12 Eylül döneminde çektiği sıkıntıları belki de ilk defa kamuoyuyla paylaşmıştı. Bakın neler anlatmıştı.
İlk önce, C5'te kalmıştı. O dönemde sağcıları solcu polislere, solcuları ise sağcı polislere sorgulatıyorlardı. Böylece, işkence talimatı aksamadan yerine getiriliyordu. Darp izleri tesbit edilsin diye Adli Tıp'a gönderildi Yazıcıoğlu. Gelen cevap şöyleydi: 'Parmağında ekimoza, pazularında çürük izlerine rastlanmıştır. Ayaklarının altındaki deriler soyulmuş, kafada yarıklar göze çarpmaktadır. Bununla birlikte, söz konusu belirtilerin işkenceden kaynaklandığını kanıtlayan bir bulguya rastlanmamıştır.' Yazıcıoğlu, bütün bunları gülerek bize nakletmişti.
C5'ten çıkarıldıktan sonra, Mamak'ta, "Kafes"e konulmuştu. Orada 2 gün kalmıştı. Sağa sola bakmak, izinsiz oturup kalkmak yasaktı. Küçücük kafesin içinde uygun adım yürüyüş yapılıyor, Harbiye marşı söyleniyordu. Tutuklular bütün güçleriyle bağırmalıydı. Az bağıranın eline copla vuruluyordu. Nöbetçi er, sorular soruyor, doğru cevap vermezseniz, gene copa müracaat ediliyordu. İşte sorulardan bir örnek: 'Atatürk ne yaptı?' / Vatanı kurtardı. / 'Başka ne yaptı?' / Devrimleri yaptı. / 'Hayır. Söyle ne yaptı?'... Tabii bu arada yanlış cevaplar verildiği için avuç içlerine coplar iniyordu. Yazıcıoğlu'nun hiçbir cevabını beğenmeyen nöbetçi er, sonunda doğru cevabı söylemişti: "Kargaları kovaladı."
Şu kız kardeşiyle birlikte çiftlik evinde küçük Mustafa'nın kargaları kovalaması var ya, meğer doğru cevap buymuş.
Yazıcıoğlu'nun İstiklâl Marşı ile ilgili gene hapishanede geçen bir anısı var ki, çok ilginç:
"Mahkûmlardan biri hata yapsa, hepsi birden cezalandırılıyordu. Ceza da, İstiklâl Marşı'nı okutmaktı. Ben milliyetçiyim ama tehdit altında İstiklâl Marşı'nı okumak ağrıma gidiyordu... Nihayet mahkemeye çıktık. İlk gün hepimiz bir ağızdan İstiklâl Marşı'nı okuduk; gözlerimizden yaşlar akıyordu. Aramızda hıçkıra hıçkıra ağlayanlar da vardı. O akşam Mamak'taki yetkililer bizi sorguladılar: 1) Neden İstiklâl Marşı'nı okudunuz? 2) Bu eylemi niçin yaptınız? 3) Bunu size kim emretti?"
Ve Ülkücülerin cevabı: "1) İstiklâl Marşı'nı okuduk; çünkü suç olduğunu bilmiyorduk. 2) Suç olduğunu bilsek de, bu suçu seve seve işlerdik. 3) Bu marşı bana okumayı milli şuurum emretti."
Yazıcıoğlu, hepimizin yüreğini kanatan o acı dolu satırları cezaevinde kaleme almıştı. Mısralarda, çektiği ızdırabın izlerini bulmak mümkün:
"...Gözlerim parke parke taş duvarlarda / Açılıyor hayal pencerelerim / Hafif bir rüzgâr gibi süzülüyorum... / Ben sonsuzluğu düşünüyorum / Ey sonsuzluğun sahibi sana ulaşmak istiyorum / Durun kapanmayın pencerelerim / Güneşimi kapatmayın / Beton çok soğuk üşüyorum."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.