NAZLI ILICAK
Devrim yasası ve AİHM
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Aczmendiler hakkında çok önemli bir karar verdi. Söz konusu karar, Şapka Kanunu ile Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine dair devrim kanunlarına ters düşüyor.
Önce olayı hatırlayalım:
Aczmendiler, Kocatepe Camii'nin önünde cüppeleri ve asalarıyla toplanmışlardı. Başlarında da bir örtü bulunuyordu. Devrim kanunlarına muhalefetten yargılanıp, ceza yediler. Ahmet Arslan'ın AİHM'ye müracaatı üzerine, Mahkeme Türkiye'yi mahkûm etti. Karara göre, Aczmendiler, dini bir ayin yapmak üzere camiye gitmişlerdi. Kıyafetleri dolayısıyla uğradıkları mahkûmiyet, Sözleşme'nin 9'uncu maddesine aykırıydı.
Evet, kanuni dayanak vardı.
Anayasamıza göre, Devrim Kanunları'nı değiştirmek mümkün değil. Öte yandan, Türkiye, AİHM kararları ile de bağlı. Mahkeme'nin içtihadı, özel hayatta kılık kıyafetin sınırlanamayacağı şeklinde. 28 Şubat sürecinde, Fatih'in Çarşambasında takkeli ya da cüppeli insanların gözaltına alındığını hatırlıyorum da. O tarihte İçişleri Bakanı Meral Akşener'di ve elbette askerlerin baskısı yüzünden "insan avı" operasyonlarını emretmek zorunda kalmıştı.
Aczmendi kararı, gazetelerimize bu yönüyle yansımadı. Üzerinde düşünüp tartışmak gerektiği kanaatindeyim. Belki, kılık kıyafet kısıtlamalarının, sadece kamu görevi ifa edenlerin görev başında oldukları süre ile sınırlanması hususunda bir uzlaşma sağlanabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.