NAZLI ILICAK
Dağlıca... Aktütün
Dağlıca baskını üzerindeki şüphelerimi, başka karartılan olaylarla birlikte dile getirmiştim.
Şöyle yazıyordum: "21 Ekim 2007'de, 13 askerin şehit olduğu Dağlıca baskını. Baskından 9 gün önce, teröristlerin bölgede hareket halinde bulunduğuna dair 'ivedi' damgalı Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı raporu, Genelkurmay Başkanlığı'nın, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın, İkinci Ordu Komutanlığı'nın İstihbarat Daireleri ile Dağlıca Tabur Komutanlığı'nın bağlı olduğu Hakkâri Dağ Komando Taburu'na ulaşmıştı. Rapor 12 Ekim 2007 tarihini taşıyordu. Baskın 21 Ekim 2007'de gerçekleşti. Bu nasıl bir ihmal? İhmali olan üst düzey rütbelilere dava açıldı mı?" (10 Nisan 2010)
Aktütün Karakolu'nda da benzer soru işaretleri zihinlerde doğmuştu. 3 Ekim 2008'de, 350 PKK'lı ağır silâhlarla Kuzey Irak'tan girerek, Şemdinli Aktütün Karakolu'na ateş açmış ve 15 askerimiz şehit olmuştu. İnsansız hava araçları Heronların bu konuda istihbari bilgiler ilettiği, 16 gün önce baskın ihbarının yapıldığına dair haberler basına yansımıştı.
Dosyalar kapatıldıkça, Genelkurmay suskun kaldıkça, suskun kalmayan Genelkurmay Başkanları da, ihaneti yapanları değil, sorgulayanları "hain" ilân ettikçe, bu şüpheler sürüp gidecektir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.