NAZLI ILICAK
Devlet, hükûmet ve Hrant Dink
Her ülkede, "devlet" ve "hükûmet" aynı şeydir. Bizde ise, hükûmete "yolcu", devlete "hancı" gözüyle bakılır. Hükûmet farklı düşünse bile, "kutsal devlet" her türlü demokratik meşruiyetten kopuk, hayatiyetini sürdürür, teamüllerini korur.
Dink davasında da böyle olmuş. AİHM'ye gönderilen savunma, devletin görüşü. Benzer bir durumla, Leyla Şahin davasında karşılaşmıştık. AK Partili hükûmet zamanında, Dışişleri Bakanlığı, "Leyla Şahin'in türbanı siyasi bayrak olarak kullandığını, türbanla okula gitme isteğinin sadece din özgürlüğü içermediğini, üniversitelerde laik eğitimle çeliştiğini, şeriatı teşvik edici unsur taşıdığını" ileri sürüyordu. Gerçi haber gazetelere yansıyınca, bu "ek savunmayı" Abdullah Gül geri çekmişti ama hükûmetin ya da daha doğrusu devletin (!), 17 Kasım 2002'de, Leyla Şahin aleyhine yaptığı savunmada da, aşağı yukarı aynı unsurlar mevcuttu.
Yüksek Askeri Şûra'da, devlet teamülleri yerine, siyasi iradenin varlığı hatırlandı. Keşke AİHM'ye Hrant Dink konusunda yazı verilirken, AK Parti hükûmeti, gerçek düşüncesini yansıtabilseydi ve devlet adına bir "özeleştiri" yapsaydı.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.