NAZLI ILICAK
Gülen'den Avcı'ya: "Mumu yatsıda söner"
Gülen, "falan filan parti" için değil, milletin ikbal ve istikbali adına bu reform paketini desteklediğini açıkladıktan sonra, Hanefi Avcı meselesine temas ediyor. "Fethullahçılar Emniyet'i ele geçirdi" sözlerine cevap verirken iki husus üzerinde duruyor:
1) "Şucu bucu" (Fethullahçı) tabirine karşı çıkıyor: "Ben, ruhunuzun ilhamlarını muhtaç gönüllere boşaltın diyorum. Bu çağrıyı makul bulan kimseler, ellerindeki imkânlarla, insanlığa faydalı olmaya çalışıyorlar. Sözlerime değer verenler, Emniyet teşkilâtı içinde de, Mülkiye'de de, Adliye'de de, dünyanın başka yerlerinde de olabilir. Ben bilemem onları."
2) Gülen, bazı müesseselerin "ele geçirildiği" şeklindeki bir söylemi de rencide edici buluyor: "Bir insanın, kendi millet fertlerini, yine kendi memleketindeki bazı müesseselere girmeleri için teşvik etmesine, sızma denmez. Teşvik edilen insanlar da, o müesseseler de bu ülkeye ait. Bir milletin ferdi, kendi milleti için var olan müesseseye sızmaz, hakkıdır, girer oraya; Mülkiye'ye de girer, Adliye'ye de, İstihbarat'a da girer; Hariciye'ye de. Kadrolaşma, sızma, çoğalma yolunda iddiaları ortaya atanlar ve bu şekilde vazifeperver insanları sindirmeye çalışanlar, iftiralarının arkasına saklanarak, hedef şaşırtarak, kendi felsefeleri adına belli yerlere sızmış, çoğalmış kimselerdir."
Fethullah Gülen, son derece nazik bir üslûpla iddialara cevap vermiş. Gene nezaketi elden bırakmadan Hanefi Avcı'yı da "yalancılıkla" suçlamış: "O mum uzun sürmez; yalancı demiyorum, terbiyem müsaade etmez; fakat o mum uzun sürmez; sürse bile yatsıya kadar sürer ve söner."
Acaba, Avcı'nın bürosunda ortaya çıkan kasetler, mumun sönmek üzere olduğunun bir işareti sayılabilir mi?
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.