HASAN BÜLENT KAHRAMAN
Obama köprüsündeki Amerika
21. yüzyıla çok çarpılmış, özgüvenini yitirmiş, mağlubiyet duygusuyla girdi Amerika.
Obama dönemi bu gidişi tersine çevirmek içindi. Siyah başkan adayının "yapabiliriz" sloganıyla ortaya çıkması ne boşunaydı ne kendiliğinden. Tam tersine içinde yaşanan o büyük yıkılış duygusuna verilmiş bir cevaptı. Fakat bir yere kadar işledi. Amerika, güle oynaya Obama'yı seçtiyse de, "establishment", ona hiçbir zaman inanmadı, Obama'nın seçilmesinin ardında bizzat bu kurulu düzenin hesaplarının, tasarımlarının bulunduğu söylendiyse de.
Tümden deli saçması sayılmayabilir bu düşünce. Çünkü son seçim öncesindeki sorun sadece Amerikan halkının özgüven yitimi değildi. Amerika'nın dünya ölçeğinde kaybettiği prestij ondan daha büyük bir çıkmazdı. Obama ile, onun ılımlı, insancıl yaklaşımıyla bu iki taş birden vurulmak isteniyordu.
Kaçınılmaz.
Amerika, yakın dönem sağ iktidarlarla Reagan'ın başkanlığı döneminde tanışmadı. Bazı tahlillere göre onun Valiliği dönemi bu çığırı açtı. Yani çok eski bir geçmişi var artık o iktidarların. Clinton parantezi bir yana bırakılırsa bu sağ iktidarlar aradan geçen sürede şiddetlerini ve ihtiraslarını artırdılar. Her şeye sonuna kadar sahip olmak, toplumu baştan başa yeniden kendi ideolojileri doğrultusunda örgütlemek istediler. Aynen de öyle oldu. Şimdi Obama'ya da bir intikam duygusuyla yaklaşıyorlar.
Hatırlıyorum, seçilmeden önce 68 kuşağının önde gelen isimlerinden Tarık Ali ile sohbet ediyorduk, Obama'nın kazanmasının dünya için "gene de büyük bir adım" olacağını söyledi. Bu sözünü, benim, "kuşkusuz destekleyelim ama fazla da bir şey beklemeyelim, hele beklentileri hiç abartmayalım" görüşüm üstüne ediyordu. Bugün de öyle düşünüyorum. Beklentilerin fazlasıyla abartıldığı bir adam olarak Obama bunları karşılayamadı. Liderlik gücü de bu kadarla sınırlı.
"Niye sınırlı" derseniz bir tek neden gösterebilirim: radikal değil! Dünyayı, OD'yu, az gelişmiş toplumların evrenini yeterli bir keskinlikle, hassasiyetle, hırsla kavramıyor. Orta yolu arıyor, geleneksel emperyalist Amerikan politikasına insancıl bir maske geçirmeye çalışıyor ve onunla yetiniyor. Oysa dünya çok daha fazlasını bekliyor, çok daha fazlasına muhtaç. NY Times boşuna "Obama kaybedebilir mi" sorusuna "evet kaybedebilir" diye cevap vermiyor.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.