MELİH ALTINOK

17 Aralık 2025, Çarşamba

Yine mi bamya!

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Palmira'da ikisi asker, üçü Amerikan vatandaşı olmak üzere beş kişinin DEAŞ tarafından öldürüldüğü açıklandı.
Avustralya istihbaratı da 16 kişinin hayatını kaybettiği bir terör saldırısını gerçekleştirenlerin DEAŞ'la bağlantılı olduğunu duyurdu.
Peki, yine nereden çıktı bu DEAŞ? Epeydir ortalıkta yoktu.

TRUMP: DEAŞ'I OBAMA KURDU
Hâlâ ABD Başkanı'nın "DEAŞ'ı Obama kurdu" sözlerini komplo teorisi diyerek küçümseyen, üstelik bunu entelektüel bir poz sanan külyutmazlar var.
Oysa bugün bir dünya markasına dönüşmüş DEAŞ'ın ortaya çıkışı, bir dizi senaryosu olsa "abartılı" bulunurdu.

ŞİPŞAK DEVLETİ
Hatırlayın...
2014 Haziran'ında sıcak bir yaz günüydü. Tüm dünyada ajanslar, Irak'ın ikinci büyük şehri Musul'un, 4x4 arazi araçlarının kasalarına doluşmuş birkaç yüz sakallı adam tarafından fethedildiğini geçiyordu.
Amerikan silahlarıyla donatılmış Irak tümenleri buhar olmuştu. Üniformalar çıkarılmış, tanklar yol ortasında terk edilmiş, şehrin kapıları bu karanlık adamlara ardına kadar açılmıştı.
Musul'un düşmesinin ardından Tikrit, Felluce ve petrol sahaları bir çırpıda yutuldu. Milyarlarca dolarlık silah ganimet alındı.
Korku dalgası yayıldı; şehirler teslim bayrağı çekti, aşiretler taraf değiştirdi. Birkaç hafta içinde İngiltere büyüklüğünde bir coğrafya ellerindeydi.
Profesyonel videolar, sosyal medya fırtınası derken binlerce genç Asya'dan, Avrupa'dan koşarak bölgeye geldi. Propaganda makinesi "Irak Şam İslam Devleti"ni gururla pazarlıyordu.

HERKESİN BİLDİĞİ SIR
Girişte bahsettiğimiz iki saldırının, Trump'ın "ABD dış politikasının merkezinde artık Ortadoğu yok" diyerek yeni ulusal güvenlik stratejisini ilan etmesinin hemen ardından gelmesi tesadüf mü?
Trump yönetimi, Suriye sürecini Türkiye'nin de etkin olduğu bir mekanizma üzerinden Ahmed Şara ile yürütürken, geçtiğimiz günlerde DEAŞ'la mücadele koalisyonuna Şam'ı da dâhil etmişti.
Evet, Pentagon'un ABD askerinin Suriye'deki varlığını meşrulaştırmak için sürekli diri tuttuğu DEAŞ umacısına, SDG'nin (YPG-PKK) de dört elle sarıldığını biliyoruz. Ancak Trump, Beyaz Saray'da otururken, ABD derin devletinin DEAŞ'ı yeniden canlandırmak için eskisi kadar pervasız provokasyonlara girişemeyeceği ortada. YPG-PKK'nın ise böyle bir kapasitesi yok.
Geriye kim kalıyor?
Elbette ki Türkiye başta olmak üzere bölgede vurulmadık Müslüman ülke bırakmayan DEAŞ'ın görmezden geldiği yegâne sözde devlet.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.