MELİH ALTINOK

02 Şubat 2026, Pazartesi

Erdoğan Suriye Kürtlerini eşkıyaların elinden aldı

Your browser doesn’t support HTML5 audio

YPG'nin kontrol ettiği şehirlerde asgari bir altyapı hamlesi ya da kamusal hizmetleri sürdürebilecek bir idari kapasite oluşmadı. Ne yeni okullar ne sağlık merkezleri ne de üretimi artıracak yatırımlar...
Buna karşılık sosyal medyada, Aynel Arab'daki tek fırının önünde oluşan uzun ekmek kuyruklarının paylaşılması, yoksulluğun nasıl romantize edildiğini gösteriyor. 14 yıldır yönettikleri şehre yeni bir fırın bile açamamışlar.
Peki, bölgenin petrol gelirleri, ticaretten elde edilen kazançlar ve halktan toplanan zorunlu ödemeler nereye gitti?
Tamam beton tünel alt yapısına biraz yatırım yapmışlar ama Lafarge çimento gibi Fransız sponsorları olduğunu biliyoruz. Diğer bir gider kalemi olan terörist maaşlarını da ABD'ye ödetiyorlardı. Hatta sahadaki fiili gücünü olduğundan fazla göstererek Washington'a yüksek rakamlar sunulduğu iddiaları, Amerikan siyasetinde bile tartışma konusu oldu. Trump "Bize değil, kendilerine çalışmışlar" dedi.
Bugün ise tablo değişiyor. Suriye'de merkezi otoritenin yeniden tesis edilmesiyle birlikte, Kürtleri kendine kalkan yapan YPG'nin hâkimiyet alanı ciddi biçimde daraldı.
Devletin sahaya dönmesi yalnızca güvenlik meselesi değil; aynı zamanda yıllardır oluşan yönetim boşluklarının ve kara deliklerin kapanması anlamına geliyor. Yaptırımların kaldırılması ve uluslararası temasların artmasıyla birlikte, bu bölgelerde ticaretin ve üretimin yeniden canlanmasının zemini oluşuyor.
Tüm bunlar Suriye'nin tüm halklarına —Kürtlere de— yol, su, elektrik ve kamu hizmeti olarak geri dönecek.
Demokratik haklar ve eşit vatandaşlık konusunda da önemli adımlar atılıyor. Son olarak, 1962'de BAAS rejiminin yaptığı olağanüstü nüfus sayımında "kayıt dışı" bırakılan Kürtlerin vatandaşlık statüsüne kavuşturulması, tarihsel bir eşik. Şam'ın BM, ABD ve AB ile geliştirdiği ilişkiler de bu sürecin kalıcı bir çerçeveye oturmasını mümkün kılıyor.
Bu tabloda Türkiye'nin rolü ise göz ardı edilemez. Herkes havlu atmışken Suriye dosyasını masasından hiç kaldırmayan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sürece müdahil olması Suriye halkının en büyük şansı.
Özetle İmralı'yı Baypas eden Kandil ve DEM cephesi, Suriye'deki gelişmelerden, Kürtlerin entegrasyonundan rahatsız olmakta yerden göğe kadar haklı.
Zira Türkiye'den sonra Suriye'de de Kürtleri teröristlerin elinden, uçurumun kenarından alan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Irak'ın kuzeyini de boş bırakmayacağının farkındalar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.