MELİH ALTINOK

27 Şubat 2026, Cuma

Ateistler bunu açıklasın

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Celal Karatüre'nin 7'den 70'e herkesin diline doladığı "Kâbe'de Hacılar" isimli ilahi, müzik listelerinde bir numara. Spotify ve YouTube Music gibi platformlarda milyonlarca kez dinlenen ilahiye ilgi çığ gibi büyüyor.
Yalnızca dindarlar değil, sekülerler arasında da sempatiyle karşılanan "Kâbe'de Hacılar", başka ilahileri de diriltilmiş durumda.
Dini içerikli yayın yapan radyolarda rastladığımız ilahiler, artık şehir turu atan gençlerin araçlarından yükseliyor. Allah nidaları; kulak tırmalayan ritimleri, küfürlü ve cinsiyetçi içerikleri bastırmış görünüyor.
Oysa 90'ların ortalarından beri "Türkiye'ye bu kış şeriat geliyor" söylemine sarılan muhalefet, bir yandan da bu gidişatın vatandaşları dinden soğuttuğunu iddia ediyordu.
Yalnızca onlar değil; muhalefet blokunda meşruiyet arayan "ılımlı İslamcılar" da Müslümanlığı çağrıştıran her türlü imajın itibar kaybettiğini savunarak bu görüşü destekliyordu.
En son Bülent Arınç, ramazan arifesinde yaptığı açıklamada dini değerlerin geçmişteki kadar karşılık bulmadığını, yeni bir dini uyanışın beklenmemesi gerektiğini söylemişti.
Peki, tespit gibi sunulan bu temennileri boşa düşüren söz konusu ilgi, teveccüh ve özgüvenin sebepleri ne? Bir ilahi nasıl oldu da kamusal alanda bu denli popülerleşti?
Görünen o ki, Cumhuriyet'in son çeyreğinde siyasal iktidarın merkezine gelseler de kültürel iktidarın çeperinde kalan çoğunluk, kendi kimliğini ve özgüvenini yeniden hatırlıyor; buna daha görünür ve daha coşkulu biçimde sahip çıkıyor. Bu kültürel hareketlenme, yalnızca bir müzik tercihi olarak okunamaz.
Mesele, bir kesimin görünür olma ihtiyacıyla da sınırlı değil.
CHP çevresinde kümelenen muhalefet aktörlerinin bu dalgaya gösterdiği şartlı refleksin, kendi tabanlarında dahi karşılık bulmaması dikkat çekici. Toplumun geniş bölümü, küreselciler ile çok kutupluluğu savunan yerelciler arasındaki gerilimin belirginleştiği bir dönemde, dinin toplumsal bağlayıcılığının zayıflatılmaya çalışıldığını hissediyor.
Bireyselleşme kılıfıyla dinden koparılan ve yalnızlaştırılan insanın, her anlamda daha kırılgan hâle geldiği kanaati yaygınlaşıyor. Belirsizliğin en temel kaygı etkeni olduğu günümüzde, dinin işlevini reddedenler kaybeden tarafta olacaklar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.