MELİH ALTINOK

20 Mart 2026, Cuma

Erdoğan’ın savaş karşıtı pozisyonu altın değerinde

Your browser doesn’t support HTML5 audio

İran rejimi, içerideki baskıyı ve ülkenin kaynaklarının kanalize edildiği Şii yayılmacılığını, "büyük şeytanla" mücadele söylemi üzerinden gerekçelendiriyor.
Ne var ki Tahran'ın bu resmi perspektifinin şimdiye kadar Müslüman coğrafyada İsrail'in ve ABD'nin istediği şekilde bölünmeye, kaosa, teröre neden olduğu açık. Mollaların ABD'nin Irak'ı işgali sırasında sergilediği işbirliği gibi yakın tarihteki büyük soru işaretlerine hiç girmiyorum.
Bugün de durum farklı değil.
Baksanıza, 20. gününü dolduran savaş boyunca İran, Trump'ı peşinden sürüklediğini bizzat ABD devlet aygıtının üst düzey yetkilileri tarafından itiraf edilen İsrail'den çok komşularına yüklendi.
Türkiye'deki kimi analistler, "Ne yapsınlar, ölüm kalım savaşı veriyorlar" diyor. Vurulan Körfez ülkelerini, "Onlar da topraklarında ABD'ye üs vermeselerdi" diyerek eleştiriyorlar.
Eyvallah da Tahran'ın bu taktiği son tahlilde İsrail'in stratejisine yaramıyor mu?
Baksanıza Netanyahu da bu karambolden faydalanıp soykırımını gündemden düşürdü, Gazze'deki kazanımlarını cebe indirdi ve Lübnan'daki işgalini genişletti bile.
Dahası, İran'a karşı olası bir koalisyonda yer almayacağı anlaşılan NATO'nun ve AB'nin yerine bölge ülkelerinin ikame edilmesi projesi kıvama getiriliyor.
İran'ın, Arap ve Müslüman ülkelerin dışişleri bakanlarının bir araya geldiği saatlerde Riyad'ı vurması da şüphesiz bu süreci hızlandıracak bir gelişme.
Eğer Tahran tıpkı İsrail gibi savaşı bölgeye yaymanın çıkarlarına olduğunu düşünüyorsa büyük bir hata içinde olduğunu anlamalı.
Bu arada Riyad'daki zirveden çıkan 6 maddelik bildiride ağırlıklı olarak İran'ın uyarılmasına yönelik eleştirilerin yerinde olduğunu düşünüyorum. Dışişleri Bakanı Fidan'ın temaslarını izleyen gazetecilerin yazdıklarına bakılırsa, "Ayrıca İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırganlığını ve bölgedeki yayılmacı politikasını kınamışlardır" ifadesi de Türk heyetinin çabalarıyla bildiriye dâhil edilmiş.
Ülkemizi tüm savaşların dışında tutma konusundaki kararlılığını kaybetmeyen Erdoğan'ın direksiyonda olması hem Türkiye hem İran hem de tüm bölge halkları için büyük şans.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.