MELİH ALTINOK

28 Mart 2026, Cumartesi

Yaralı İran daha güçlü

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Savaşın ironisi bazen sonucu kadar nettir. Zayıflatmak için bastırdıkça, rakibini tarif eder ve büyütürsün.
Bugün İran'ın başına gelen biraz bu.
Dış baskı, içerideki safları sıklaştırmakla kalmadı; Tahran'ı bölgesel ölçekte daha ciddiye alınan bir aktöre de dönüştürmeye başladı.
Başkan Trump döneminde sertleşen hat, yaptırımlar ve maksimum baskı dili, İran'ın "Kuşatma altındayız" anlatısını güncel tuttu. Netanyahu hükümetlerinin güvenlik merkezli yaklaşımı ve İsrail'in doğrudan/örtülü hamleleri ise bu anlatıyı somutladı.
Ama paradoks şu: Bu basınç, İran'ı yalnızca savunmaya itmedi; onu dayanıklılığını sergileyen, caydırıcılığını test eden bir oyuncuya çevirdi.
İçeride eleştiri tonunun düşmesi ve güvenlik dilinin hâkimiyeti, rejime alan açtı. Dışarıda ise "saldırıları savuşturabilen" bir profil, algıyı değiştirdi.
Bölge başkentleri açısından bu, sadece ideolojik bir dosya değil artık; aynı zamanda kapasitesi ölçülmüş bir rakip. Yani İran, zayıflatılması hedeflenirken, istemeden referans noktası hâline getirildi.
Bu durumun ikinci etkisi daha ince: Rekabetin eşiği yükseliyor. Körfez'den Levant'a kadar pek çok aktör, dengeyi İran'ın kabiliyeti üzerinden yeniden hesaplıyor. Böylece kriz, yalnızca iki taraflı bir bilek güreşi olmaktan çıkıp çok taraflı bir denkleme dönüşüyor.
Sonuçta, ABD ve İsrail'in baskı stratejisi, İran'ı çözmekten çok tarif etti; hatta kısmen inşa etti. Siyasette nadir görülen bir durum değil bu: Rakibini zayıflatmaya çalışırken ona bir rol, bir hikâye ve en önemlisi bir görünürlük kazandırmak. İran bugün tam da bu görünürlükten güç devşiriyor.
Peki oluşmaya başlayan bu yeni denge Türkiye açısından ne ifade ediyor?
Kısa vadede risk ile fırsatın iç içe geçtiği bir tablo. Bir yanda güçlenen bir İran, rekabet başlıklarını sertleştirir; diğer yanda çok taraflılaşan denklem, Ankara'ya manevra alanı açar. Enerji hatlarından ticaret koridorlarına, güvenlik dosyalarından diplomatik arabuluculuğa kadar uzanan geniş bir yelpazede Türkiye, konumunu yeniden kalibre etmek zorunda.
Çünkü yeni denge, taraf tutmaktan çok denge kurabileni ödüllendiriyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.