MELİH ALTINOK

01 Mayıs 2026, Cuma

Dehşet dengesi

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün (SIPRI) 2025 verileri, küresel askeri harcamaların 2 trilyon 887 milyar dolara ulaştığını gösteriyor. 11. yıl üst üste rekor. ABD'de hafif bir düşüş olsa da Avrupa % 14, Asya- Pasifik % 8.1 arttı. Silahlanma yarışı sadece devam etmiyor, ivme kazanıyor.
1. ABD - 954
2. Çin - 336
3. Rusya - 190
4. Almanya - 114
5. Hindistan - 92.1
6. Birleşik Krallık - 89
7. Ukrayna - 84.1
8. S. Arabistan - 83.2
9. Fransa - 68
10. Japonya - 62.2
11. İsrail - 48.3
12. İtalya - 48.1
13. G. Kore - 47.8
14. Polonya - 46.8
15. İspanya - 40.2
16. Kanada - 37.5
17. Avustralya-35.3
18. Türkiye - 30
19. Hollanda - 28.9
20. Cezayir - 25.4
Bu 20 ülke küresel toplamın yaklaşık % 80'ini karşılıyor. İlk beş ise % 58. Ukrayna GSYİH'sinin % 40'ını, Rusya % 7.5'ini orduya harcıyor. İran ise 2025'te 7.4 milyar dolara geriledi. Enflasyon ve ekonomik baskı yüzünden resmi rakamlar düşük.
Gerçek bilançonun çok daha büyük olduğu tahmin ediliyor.
Türkiye 30 milyar dolarla 18. sırada. Bölgesel dinamikler düşünüldüğünde şaşırtıcı değil.
Ne var ki silahlar biriktikçe barış değil, yeni kıvılcım riski artıyor. Rakamlar sadece kâğıt üzerinde değil, sahada da konuşuyor.
İran'da yaşananlar trendin nereye evrildiğini gösterdi.
Yaklaşmakta olan belli, önümüzdeki hayati sorular da... Bu birikim ne zaman, nerede ve nasıl patlayacak? Ve geriye ne bırakacak?

***


'CÜRMÜ DEĞİL CİRMİ' 2
Özgür Özel konuşmalarında sıkça "Ateş olsan..." diye başlayan deyimi kullanıyor. Ancak her defasında da cümleyi "...cürmün kadar yer yakarsın" diye bitirerek yanlış yapıyor.
Öyle ki geçen yıl bu zamanlar "Cürmü değil cirmi" başlıklı bir yazı bile yazmıştım.
Doğrusu "Ateş olsan cirmin kadar yer yakarsın" olacak. Cürüm suç kabahat, cirim ise hacim, büyüklük demek.
Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçenlerde X hesabından yaptığı "Ateş olsan cirmin kadar yer yakarsın" şeklindeki paylaşımına gelen tepkiler Özel'in yalnız olmadığını gösteriyor.
Aralarında şairlerin, yazarların, gazetecilerin, öğretmenlerin de olduğu pek çok kişi, deyimi doğru şekilde kullanan Erdoğan'ı yanlış yapmakla eleştirdi. En dramatik olansa şüphesiz kendinden emin şekilde espri yapmaya çalışanlar, cahillik imasına sarılanlardı.
Bilmemek değil öğrenmemek ayıp derler ama asıl ayıp olan, bilmeyenin bileni "bilgisizlikle" suçlaması.
İnsan her şeyden önce neyi bilip neyi bilmediğini bilmeli.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.