OKAN MÜDERRİSOĞLU
Ben de Van'dayım!
Van depreminin simgesi "şehit öğret menler" oldu. Çoğu, hayatının baharında solan çiçekler. Aslında bu üzücü olay karşısında sergilenen toplumsal duruş çok anlamlıydı. Zihni ve etnik fay hatlarını kırmak isteyenlere inat mesajlar içeriyordu. Hatta Kürt sorununun çözümünde "Türkiye Modeli" arayışları için tarihi fırsatlar sunuyordu. Özellikle gençlerin kazanılması adına...
Depremin hemen ardından Van'a giden Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, geçtiğimiz haftasonu bizleri davet etti. Ve sordu:
"Öğretmenler için ne yapabiliriz?"
Aslında, projeleri vardı ama beyin fırtınasına ihtiyaç duyuyordu. Dinçer, eğitim şehitlerinin aileleri, ağır travma yaşayan öğretmenlerin geleceği, Van'da eğitimin kesintisiz sürdürülmesi adına reçete üretme, yaraları sarma telaşındaydı.
Orada söylediklerimizi burada da tekrarlayabiliriz...
Bakanla sohbetimizde gördüm ki aslında bu önerilerin farklı versiyonları bir şekilde düşünülmüş. Tabii önemli olan, düşünceyi sahaya yansıtacak organizasyon ve ekip.
Üstelik bütün bunların ilgi ve dikkat dağılmadan istikrarlı biçimde sürdürülebilmesi.
Bizim deyişimizle "Ömer Hoca" bunu yapabilir... Nitekim az önce haber geldi, yarın Bakan'la Van'dayız.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.