OKAN MÜDERRİSOĞLU

18 Şubat 2012, Cumartesi

Genel merkez siyaseti

Anlayış, felsefe, kültür o kadar farklı ki. Dün hem AK Parti'nin hem de CHP'nin kurmay kadrosundan isimlerle ayrı ayrı sohbet ettik. İktidar kanadının "belirgin muhafazakâr kimlikli" temsilcisi,"halka güvenmekten", "özgürlük alanını genişletmekten" söz ediyordu. Halkın günlük hayatına dokunan her siyasi projenin sonuç verdiğini söylüyordu. Hatta kendince yapısal düzenleme önerileri bile getiriyordu. Örneğin, yargı kurumunun tarafsızlığı ve bağımsızlığının pekiştirilmesi, milletle bağının güçlendirilmesi konusunda. Öyle ya "Türk milleti adına karar veren"yargı, acaba millete hesap verebiliyor mu? Aslında hayır. Sözgelimi, "Neden bizde de jüri sistemi olmasın? Ve belli davalardaki kararlar, halkın ferasetine bırakılmasın?" Veya "Anayasa yargısı denetiminden geçen ve uygulama sorunu olduğu savunulan yasalar için neden yılda bir defa elektronik yöntemlerle referandum yapılmasın?"
Tabii bunların her biri zihni egzersizler. Olup olmaması da önemli değil. Önemli olan, milli iradeyi sistemde etkinleştirme arayışı içeren muhakeme biçimi.

***

Peki ya CHP?
Üzülerek belirtmek gerekirse "genel merkez siyaseti" etrafında çırpınıp duruyor. Bizzat CHP sözcüleri, "Tüzük Kurultayı da çözüm olmayacak. Seçimli kurultaya kadar tartışmalar sürecek!" havasında. Bir adım ileri gidenler ise "Sanki tüzük değişince CHP iktidara mı gelecek?"demekten kendini alamıyor.
Oysa, vesayet zincirinin kırıldığı; askerin, yargının, üniversitenin, medyanın, sermayenin demokratik ülkede olması gereken sınırlara döndüğü bir ortamda, rekabetçi muhalefete öylesine ihtiyaç var ki. İç çekişmeleri ile enerji kaybeden, simgesel değerler etrafında bocalayan yapı "siyasette asimetrik görüntüye" yol açıyor. İşte bu yüzden, düne kadar "şeriat" öcüsü pompalayan zihniyet bu kez "sivil dikta" söyleminden medet umuyor. Koskoca ana muhalefet, "Müzmin muhalifler, ideolojik takıntılılar, samimi kaygılılar" ekseninde sıkışıp kalıyor. Seçimden seçime sunulan sosyal reçeteler de anlamını yitirdiği için "alternatif yok"algısı yerleşiyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.