OKAN MÜDERRİSOĞLU
Yeni Statüko mu Yeni Türkiye mi?
Cumhurbaşkanlığı seçimi için son düzlüğe girildi. Adayların kampanya süreçleri ve ülke genelindeki rotası, bazı gerçekleri gün yüzüne çıkardı. Daha doğrusu, siyaset yapma ve üretme biçimlerinin seçmen nezdinde güncellenmesini sağladı.
Seçim için seferber edilen imkân ve kaynakların tartışılması bir yana, hangi adayın tam saha çalışma yaptığı ve tabanda karşılık bulduğu diğer yana. Nedenlerine gelince...
Cumhurbaşkanlığı seçiminin AK Parti iç dinamiklerine hitap eden yönleri de var. Tayyip Erdoğan, halkın yetkilendirdiği ilk Cumhurbaşkanı olarak yapısal değişim ve Yeni Türkiye iddiasıyla ön plana çıktı. Yeni anayasa, yeni kamu yönetimi, yeni devlet personel rejimi üzerinde durdu. Özgüvenli ekonomi, tarihine sahip çıkan dış politika vizyonu çizdi. 1960 darbesi ile kurulan sistemde köklü reform istediğini anlattı.
Oysa, AK Parti'nin içinde misyonunu doldurmuş bir grup ile TÜSİAD üzerinden organize olan iç ve dış bağlantılı sivil unsurlar, "Türkiye'nin restorasyon dönemine girmesi gerekiyor" teziyle taraftar toplamaya uğraşıyor. Bu yaklaşım, paralel devlet yapılanması ile mücadeleyi donduran, ekonomide mevcut durumu idare eden, dış politikada daha çok içe kapanan, yargı başta olmak üzere kurumsal yeniden inşa süreçlerini zamana yayan modele oynuyor. Seçmen feraseti ise bu farkı, fark ediyor.
Sonuç olarak...
10 Ağustos'ta, "Yeni Statüko" ile "Yeni Türkiye" arasında seçim yapılacağı görülüyor.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.