OKAN MÜDERRİSOĞLU

17 Şubat 2015, Salı

Faiz tartışmasının perde arkası!

Merkez Bankası'nın faiz politikasına ilişkin eleştiriler, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'dan gelince malum çevreler konuyu, "bankanın bağımsızlığına" getiriyor ve asıl meselenin tartışılmasını peçeliyor. Şüphesiz, faiz kararları özünde teknik ve ekonomik gerekçelere dayanıyor. Ama neden "faiz" denilince hep aynı merkezler ses veriyor? İşte dikkat edilmesi gereken yön burası. Zira, 2000 yılında IMF tarafından kurgulanan ve paradan para kazananları koruyan sistemin devamı için müthiş bir direnç var. Cumhurbaşkanı, zaman zaman sert çıkışları ile pastanın dağılımını ve öncelikleri değiştirmeyi gündeme getiriyor!

***

Peki, ne demek istiyoruz? Şöyle açıklayalım:
Türkiye, krize girmesin diye IMF'nin yazdığı reçete 2001'de patlayınca, Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik bedeli ödendi. IMF ve arkasındaki finansör odaklar, Türkiye'ye yeni kredi açmak için belli ön şartlar ileri sürdü. O şartların başında, parasını Türkiye'ye yatıranların kazançlarının garanti edilmesi vardı. Objektif finansal gereklilikler dışında, ilk AK Parti hükümetlerine GSMH'ye oranla yüzde 6.5 faiz dışı fazla dayatma yapılmasının perde gerisinde bu hesap yatıyordu. Başbakanlığı sırasında Tayyip Erdoğan'ın hep sorguladığı alan da burası oldu. Ancak ekonomide manevra imkânı fazla değildi!
***

Derken Erdoğan, sadece paraya teminat veren, üretimi ıskalayan, siyasi istikrarın sağladığı avantajları tek başına kullanan, reel sektöre ise "enflasyon düşerse siz de kazanacaksınız" vaadinde bulunan küresel oyuna bir noktadan müdahale etmeyi başardı. Böylece, faizler düştü ve bütçeden ilk kez sosyal yardımlara, mega yatırımlara, eğitime ciddi kaynak aktarımı başladı. Para otoriteleri, "IMF olmazsa Merkez Bankası bizim çıkarlarımızı korusun, ötesini siz bilirsiniz" anlamına gelecek tavır değişikliği sergiledi.
Bugün olup bitene gelince... Faizin yakıcılığı, Merkez Bankası'nın bekçiliği esasen küresel sistemle sürdürülen yeni pazarlığın öncü sinyali. Ankara diyor ki, "Merkez Bankası sadece paracıları değil, üreticiyi, ihracatçıyı, çalışanı da gözetsin!" Yani, suyun akışı biraz değişsin. Hiç kuşkunuz olmasın, kur spekülasyonuna ve piyasa şantajına rağmen, para aktörleri bu yeni dağılıma razı olacaklar. Çünkü Türkiye'yi ve Türkiye'deki tatlı kazancı feda edecek durumda değiller!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.